extazi zararları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
extazi zararları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ekstazi Hap Zararları


Ecstasy/MDMA ile ilgili yapılan birçok araştırmada bu maddenin bağımlılığa neden olup olmadığı tartışma konusudur. Özellikle satıcıların müşterilerini kendilerine bağlamak için MDMA’yı bağımlılık yapan diğer maddelerle birlikte sentezlenmesinin bağımlılığa neden olduğu da ileri sürülmektedir. Piyasada “Ecstasy” olarak satılan maddelerin, MDMA’nın yanında metamfetamin, kafein, dekstrometorfan, kokain ve efedrin gibi başka maddeleri de içerdiği saptanmıştır. İnsanlar üzerinde yapılan bağımlılık araştırmalarında en büyük güçlük ecstasy kullanıcılarının esrar ve kokain gibi birden fazla maddeyi bir arada tüketmesidir. Bu yüzden kişide oluşan bağımlılık halinin doğrudan ecstasy’den mi yoksa diğer maddelerden mi kaynaklandığı tespit edilememektedir. Bu durum tedavi merkezlerinde, MDMA’nın yan etkilerine müdahaleyi de oldukça güç hale getirmektedir.
 

Bunun yanında, yapılan bazı laboratuar araştırmalarında MDMA’nın kötüye kullanıma açık bir ilaç olduğu ve kullananların bir süre sonra ilaca toleransının arttığı sonucuna varılmıştır. Bir araştırmaya göre, MDMA kullananların %43’ünün DSM- IV’nin tanımladığı bağımlılık ve %34’ü de MDMA’nın kötüye kullanımı kriterlerine uyduğu gözlemlenmiştir (Cottler, Womack ve Compton, 2001).
 

Klinik gözlemlerimizde de ecstasy kullanıcılarında ecstasy’e bağlı ciddi bir bağımlılık sendromunun geliştiğini görmekteyiz. Ecstasy kullanıcılarının hızla kullandıkları ecstasy miktarını artırdıkları, ecstasy kullanmadıkları zaman yoksunluk belirtileri yaşadıkları, ecstasy kullanımı yüzünden psikososyal işlevlerini yerine getiremediklerine ve bir dönem sonra ecstasy kullanmadan eğlenemediklerine sık olarak rastlıyoruz.
 

Ecstasy kullanımı kesildikten sonra bazı yoksunluk belirtilerinin ortaya çıktığı araştırmalarda gözlenmiştir. Yoksunluk belirtileri içinde boşluk duygusu, bitkinlik, depresyon, huzursuzluk, panik atak, uyku ve yeme bozuklukları, gerçeklikten kopuş, paranoya, vücudun çeşitli yerlerinde ağrılar sayılabilir.
    

Zehirlenme
 

Aşırı miktar alındığında denge bozukluğu, susuzluk, karaciğer yetmezliği, kalp ritm bozukluğu, beden ısısında artış ve nöbetler gözlenebilir.
 

Ecstasy’nin ölüme yol açtığı da bilinmektedir. Ecstasy’nin ölüme yol açma nedenleri yönünden çeşitli ihtimaller üstünde durulmaktadır. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz.

* Aşırı uyarılma sebebiyle, kalp krizi, beyin kanaması,
* Aşırı dans etme sebebiyle vücut ısısının 40 C derecenin üzerine çıkması
* Aşırı derecede su alımı sebebiyle oluşan kanda sodyum miktarının aşırı
derecede azalması ve beyinde ödem oluşmasıdır.



Devamını Oku

Ekstazi Hap Etkileri




Ecstasy’nin  etkileri  çeşitli  faktörlere  bağlı  olarak  değişiklik  göstermektedir.

Bunlar arasında aşağıdakileri sayabiliriz.

* Yaş,
* Kilo,
* Maddenin kullanım sıklığı ve kullanım miktarı,
* Kullanım süresi,
* Alındığı ortam,
* Kullanıcının tıbbi ve/veya psikiyatrik geçmişi,
* Alkol yada başka maddeler kullanıp kullanmama


Ecstasy’nin etkisi, alındıktan 20-60 dakika sonrasında kendisini gösterir ve bu etki 4-6 saat süreyle devam eder. MDMA alındıktan 48 saat sonra bedenden atılır. Amfetamin’in temel etkisi kuvvetli bir uyarıcı olmasıdır. Enerjinin arttığı hissini verirken uyku ve yorgunluk hissini bloke eder. Amfetamin, abartılı keyif hali, iştahsızlık, uyku ihtiyacının azalması, huzursuzluk, mide bulantısı, kramp, gerginlik, kan basıncında ve vücut ısısında yükselme, kalp atışında artış ve tek düze davranışlar da bulunma gibi ruhsal ve fiziksel tavır değişikliklerine sebep olmaktadır.

Ecstasy, empatiyi, yakınlık hissini, iletişim yeteneğini ve güven duygusunu arttıran bir hap olarak da tanımlamaktadır. Bu özelliğinden dolayı Ecstasy’e "heartopener (kalp açıcı) da denilmektedir. Çoğu zaman amfetaminin başka maddelerle karıştırılmış versiyonları görsel  ve işitsel halüsinasyonlara neden olabilmektedir ama bu tür bir yaşantı kişinin içinde bulunduğu ruhsal duruma göre değişir.

İstenmeyen etkiler

Ecstasy sadece yorgunluk hissini değil, açlık ve susuzluk hislerini de bastırır ve koruma mekanizmalarında sorunlar oluşturur. MDMA kullananlarda kullanmayanlara oranla daha çok anksiyete ve depresyon gibi psikiyatrik rahatsızlıklara rastlanmak- tadır. Yapılan birçok araştırmada ağır MDMA kullanıcılarında obsesif davranışlar, fobik ve paranoyak düşünceler, saldırganlık, uyku ve yeme bozuklukları gibi psikopatolojilerin sık olduğu belirtilmiştir.

MDMA kullanımının uzun vadede bellek üzerinde de olumsuz etkileri olduğu bazı araştırmalarca ortaya çıkarılmıştır. MDMA kullananların genellikle diğer maddeleri de kullandıkları gözlendiğinden sadece MDMA kullanımının etkilerini ayırt- etmek güç hale gelmektedir. MDMA kullanıcılarının bellek sorunlarının MDMA kullanım dozuyla doğrudan ilişkisi olduğu gözlenmiştir. İnsanlar üzerinde yapılan çalışmalarda MDMA’nın kalp-damar sistemi ve beden ısısı üzerinde güçlü etkileri olduğu ortaya çıkmıştır. MDMA’nın kullanımı dans etmek gibi uzun süren ve yorucu bir aktiviteyle ilişkilendirildiğinden bu maddenin zayıf bünyeli bireylerin kalbinde hasara ve diğer kalp-damar sistemi komplikasyonlarına sebep olabileceği ileri sürülmüştür.

Yüksek tansiyon, şeker hastalığı, sara hastalığı, kalp ve karaciğer problemleri ve zihinsel rahatsızlıkları olan kişilerin ecstasy kullanmasının bu hastalıklarda artışa ve hayati tehlikeye sebep olduğu gözlenmiştir.

Yoksunluk belirtileri

Ecstasy kullanımı kesildikten sonra bazı yoksunluk belirtilerinin ortaya çıktığı diğer araştırmalarda da gözlenmiştir. Yoksunluk belirtileri içinde boşluk duygusu, bitkinlik, başağrısı, baş dönmesi, depresyon, anksiyete, panik atak, uyku ve yeme bozuklukları, gerçeklikten kopuş, paranoya, vücudun çeşitli yerlerinde ağrılar sayılabilir.
Devamını Oku

Ekstazi Hap Nedir

MDMA (3,4-metilen dioksi metamfetamin) adı verilen bir amfetamin türevidir. Etkileri hem amfetaminlere, hem de halüsinojik maddelere benzer. Üstünde kuş, fil vb. resimler bulunan tabletler biçiminde satılır. Ağız yoluyla alınır ve daha çok eğlence yerlerinde bulunur. MDMA’nın son zamanlarda tablet dışında kapsül, toz veya sıvı şekilde de üretildiği görülmektedir. Böylece Ekstazi’nin kullanımı ağız yolu dışında enjekte etme veya burundan çekme gibi farklı yöntemlerle de kullanılmasına yol açmaktadır.


Ekstazi, gençler arasında çeşitli isimlerle anılmaktadır. Ülkemizde “Çılgın Max, Mitsubishi, 007, Pıt, Roket” gibi isimler verilmektedir. Avrupa ve ABD’de ise “Armani, At, Baklava, Butterfly, Cherry, Coca Cola, Coro, Elmas, Kiraz, Ferrari, Fish, Mercedes, Mitsubishi, Pokemon, Zoro, Yüzde 5, Yin Yang, Rolex” olarak adlandırılmaktadır. 

Ekstazi tabletleri 5 ila 13 mm çapında ve 3 ila 5 mm genişliğindedir. Her tabletin 60-120 mg kadar MDMA içerdiği bildirilmektedir. Genellikle ön tarafında bir yazı ya da sembol bulunur (kuş, fil, batman, supermon, vb.) arka tarafında ise dozajı ayarlayabilmek ya da kırmak için derin bir çizgi bulunur. Bunun yanında bazı tabletlerin üzerinde bir sayı ya da bileşenleri belirlemek için bir sembol da olabilir. Ekstazi tabletlerinin renkleri ve ağırlıkları çeşitlilik göstermektedir.
 

Ekstazi konusunda karşılaşılan en büyük sorunlardan biri bu maddenin kimyasal bileşiminin de çeşitlilik göstermesidir. Günümüzde Ekstazi adı altında farklı maddeler de satılmaktadır. Özellikle piyasada bir zamanlar "no name" adıyla satılan Ekstazi tabletlerinin toksik madde içerdiği saptanmıştır. Yapılan incelemede “no name” tabletlerinin içinde "bahçelerdeki sümüklü böceklerle savaşta" kullanılan bir zehire rastlanması Ekstazi’nin ne denli tehlikeli olabileceği konusunda çarpıcı bir örnektir.

Ekstazi benzeri maddeler
 

MDMA’ya karıştırılan ya da bu maddeyle benzerlik gösteren başka türlü maddeler bulunmaktadır. Bunlar arasında, Metamfetamin, MDE (metilendioksi-n- etilamfetamin), MDA (3,4-metilendioksiamfetamin) sayılabilir.

Bitkisel Ekstazi (Cloud 9, Ultimate Xphoria, X, Rave Energy) sentetik maddelere alternatif ve zararsız olduğu iddia edilen bir madde olarak ortaya çıkmıştır. Bitkisel Ekstazi (herbal ecstasy) genelde bitkisel efedrin, kafein ya da guarana ve mate gibi kafein içeren bitkilerin kombinasyonundan elde edilmektedir. Çin’de “ma huang” olarak bilinen bu madde 2000 yıldan beri astım, soğuk algınlığı, bronşit ve allerjik solunum yolu problemleri gibi birçok rahatsızlığı gidermek  için kullanılmaktadır. Efedrin, efedra adlı, daha çok doğuda yetişen bir bitkiden elde edilmektedir. Bu bitki efedrin, pseudoefedrin, norefedrin, metilefedrin ve norpseudoefedrin gibi alkaloidler içermektedir. Bu yapısıyla efedra, adrenalin ve amfetaminle benzer fizyolojik etkiler yaratmaktadır.

Efedrin, MDMA gibi merkezi sinir sistemini uyaran bir maddedir. Efedrin’in kalbin çarpma hızını, tansiyonu, seksüel duyumu, mutluluk hissini, dikkati ve acil durum anında tepki hızını arttırıcı etkilerinin yanında anti-allerjik, solunum yollarını ve bronşları açıcı etkileri vardır. Fiziksel performansı ve enerjiyi arttırıcı etkileri sebebiyle bu madde sporcular tarafından atletik performansı arttırmak ve diyetisyenler tarafından da kilo verdirmek amacıyla sıkça kullanılmaktadır.

Eğlence amaçlı ve kötüye kullanıma açık bir madde olan efedrin, bitkisel Ekstazi adıyla, birçok renkte, kapsül ya da hap olarak kullanılabilmektedir. Etkisi MDMA gibi 4-8  saat arasında  sürebilmektedir. Çeşitli sağlık ürünleri satan dükkanlardan, gece kulüplerinden, postayla ya da müzik mağazalarından kolaylıkla elde edinilebilen bu maddenin kullanımı ergenler ve genç erişkinler arasında da gittikçe artmaktadır.

Bitkisel
Ekstazi’nin tamamen bitkisel olduğu için zararsız olduğu gibi bir kanı olmasına karşın,  bu madde  de  aşırı ve  uzun vadede  kullanıldığında  çeşitli yan etkilere ve bağımlılığa sebep olabilmektedir. Bitkisel Ekstazi’nin, uyku bozuklukları, huzursuzluk,  anksiyete,  iritasyon,  baş  ağrısı,  iştahsızlık,  asabiyet,  titreme,  felç,bayılma, karaciğer yetmezliği, çarpıntı ve nöbet gibi yan etkileri olduğu bilinmektedir. Kişilerin dozu ayarlamaları oldukça güç olduğundan bu maddenin aşırı dozda alımı ölümle sonuçlanabilmektedir. 1993- 96 yılları arasında, Amerika’da bitkiselEkstazi’e bağlı olarak 15 kişinin ölümü rapor edilmiştir. Bunun yanında, antidepresan kullananlar, hamileler, yüksek tansiyon, kalp rahatsızlığı, glucoma, tiroid, diyabet ve prostat büyümesi rahatsızlıkları olan kişilerin de bitkisel Ekstazi kullanımı oldukça fazla yan etkiye, hatta ölüme sebep olabilmektedir.

Ecstasy Alt Kültürü
 

Ecstasy birçok bağımlılık yapan maddeden daha ucuza satın alınabilen bir maddedir. Amerika’da tek bir MDMA tableti veya kapsülünün kişiye maliyetinin 12 ila 15 dolar arasında olduğu tahmin edilmektedir. Türkiye’de ise 1 tabletin fiyatı 4- 50 YTL arasında değişmektedir. Fiyatının ucuz olması ecstasy kullanımının kentin varoş kesimlerinde yaşayan çocuklar arasında da artmasına sebep olmaktadır. Gençlerin özellikle MDMA hakkında yetersiz bilgiye sahip olması ve bu maddeyi zararsız kabul etmesi de kontrolsüz ve bilinçsiz tüketime yol açtığı bildirilmiştir. Batı Avrupa ülkeleri olan Belçika, Lüksemburg ve Hollanda’nın dünyanın MDMA üretiminin %80’nini karşıladığı tahmin edilmektedir.
 

MDMA’nın gençler arasında yaygın olarak kullanılmasının bir nedeni de 90’lı yılların başında başlayan ve tüm dünyaya yayılan “Rave” kültürüdür. Rave akımı birçok ecstasy kullanıcısı için özellikle haftasonları gerçekleştirilen ecstasy alma ritüelinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Rave partileri diğerlerinden ayıran en belirgin 4 özellik; mekan, çalınan müzik, katılımcı insan profili, ve hap kullanımıdır.
 

Rave partiler ecstasy kullanıcılarının ihtiyaçlarına uygun olarak hazırlanan mekanlardır. Rave partileri genellikle şehir dışındaki hangar ve çiftlik gibi mekanlarda organize edilmektedir. Yasal problemler çıkmaması açısından olayın yeri ve zamanı partiden birkaç gün ya da saat öncesine kadar gizli tutulmaktadır. Girişi 25-35 YTL. arasında değişen bu partilerde alkol tüketilmemektedir. Rave partilerde ecstasy kullananlarda aşırı dans ve hareketten oluşan su kaybını engellemek için bol içme suyunun yanında mineral ve vitamin katkılı enerji içecekleri de bulundurulmaktadır.

Ayrıca maddenin etkisiyle oluşan vücut ısısındaki aşırı artışı da minimalize edebilmek için bu tür mekanlarda havalandırma sistemlerinin olmasına özen gösterilmektedir. Rave partiler aynı zamanda lazer gösterileri ve ışık oyunları eşliğinde onlarca insanın saatlerce dans edebileceği geniş mekanlar olarak dizayn edilmiştir.
 

Rave partilerde ağırlıklı olarak bilgisayarda yapılmış, elektronik rock sentezi müzikler çalınmaktadır. Bu tür müzikler arasında underground, house, acid house, hardcore, ambiyans, tekno ve trance tarzları sayılabilir. Ünlü djler tarafından çalınan, daha çok tekrarlardan oluşan, yüksek hızda (dakikada 80-20 arasında vuruş sayısı olan)  ve  sesdeki  bu  tür  müzikler,  madde  kullanmayan  bir  kişinin  beyninde  bileuyuşturucu bir etki yaratma gücüne sahiptir. Ravelerde çalınan müziklerin sözlerinde de genellikle kullanılan hapların etkilerine övgüler düzülmektedir.
 

Rave partilerde alkol alınmadığından yasal açıdan konulan yaş sınırlaması da geçerliliğini yitirmektedir. Katılımcılar genelllikle 15- 25 yaş arasındaki gençlerden oluşmaktadır. Rave partilerine katılan kişilerin kıyafetleri de ortam kadar ayırt edici özellikler taşımaktadır. Katılımcılar genellikle dar, polo yaka, logolu t-shirtler, bol ve düşük belli pantalonlar, koşu ayakkabıları giyip, plastik zincirler, florasanlı ve ışıklı oyuncaklar, renkli ve parlak materyaller taşımaktadırlar.

Hem kadın hem de erkekler tarafından giyilebilen bu tarz kıyafetler fiziksel çekim ve cinsiyet farklılıklarını daha az göze çarpar hale getirdiğinden rave katılımcılarında bir bütünlük ve aynılık duygusu yarattığı düşünülmektedir. Rave katılımcılarını; rave partilerini sıkı sıkıya her haftasonu takip edenler ve ayda bir merak edip uğrayan öğrenci kitlesi olarak iki ana gurupta incelemek mümkündür.

Devamını Oku