sentetik uyuşturucular etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sentetik uyuşturucular etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bonzai Zararları

Bonzai, Jamaican gibi sentetik esrar kullanımına bağlı acil tıbbi durumlar ortaya çıkabilmektedir. Özellikle kalp ve dolaşım sisteminde ortaya çıkan kalp atım hızında aşırı artma (çarpıntı), bazı vakalarda kısa süreli bilinç yitimi gibi merkezi sinir sistemine ilişkin tablolar ve aşırı endişelilik hali, ölüm korkusu gibi kaygı-anksiyete belirtileri nedeniyle acil servislere başvurular olmaktadır. Bu belirtiler ile bonzai kullanımı arasında bağlantı kuramayan hastalar, yasadışı olması nedeniyle hekime eksik bilgi vermekte ve yeterli müdahalelerin yapılması gecikebilmektedir.


Bonzai Zararları

  • Bağımlılık
  • Çekilme belirtileri
  • Kalp atım hızında artma, çarpıntı
  • Ağızda kuruma
  • Kusma
  • Huzursuzluk
  • Akıl karışıklığı
  • Varsanılar
  • Kan basıncında artma
  • Kalp krizi
Aşırı dozda şiddetli psikiyatrik tablolar ortaya çıkabilir. Aynı zamanda yaşamı tehdit eden durumlara yol açabilir.
Bonzai, Jamaican gibi sentetik maddelerle tolerans hızla gelişmektedir. Yani madde ile oluşan etkiyi elde edebilmek için kullanılan miktarın artması oldukça süratle karşımıza çıkmaktadır. Bu bağımlılığın da hızlı geliştiğinin bir göstergesi olmaktadır.
Devamını Oku

Bonzai Etkileri

Dünyada Spice, Bonzai Citrus, K2, Jamaican, Scope, Smoke gibi isimlerle bilinen, bazı kurutulmuş bitki yapraklarına emdirilmesiyle sıvı ve toz şeklinde ambalajlanıp sağlığa zararlı olmadığı algısı oluşturularak piyasaya sürülen; Bonzai, esrara benzer etkilere neden olan ve metabolizmayı tamamen tahrip eden uyuşturucu bir maddedir. 

Bu sentetik kannabinoidler, hastalıkların teşhis ve tedavisi amacıyla laboratuvarlarda geliştirilmiştir. Ancak, uyuşturucu olarak pazarlanan bonzai ürünleri içindeki, çok farklı miktar ve çeşitteki bu sentetik maddeler, doğal esrar ve eroine göre çok daha tehlikeli etkileriyle, beyin hücrelerinde kısa sürede hasara yol açar, şizofreniye benzer bir durum ortaya çıkarır ve ani kalp durmalarına neden olur.  
Bonzainin doğal ve bitkisel bir ürün olarak düşünülmesi, kimyasal içeriği ve toksik etkileri ile ilgili bilgi sahibi olunmayışı insanların Bonzai’yi denemelerinde etkili olmaktadır. Solunum yoluyla (burundan çekilerek) alındığında, akciğerler tarafından anında emilerek kana karışır. Beyin gibi diğer organlara da yayılır ve etkileri dakikalar içinde görülmeye başlar. Ağızdan alındığında ise, sindirim sistemi tarafından emilmekte ve karaciğerdeki metabolik aktiviteye bağlı olarak etkileri daha geç görülür. 
Bonzai alındıktan sonra vücuttaki etki süresi, içindeki etken maddelerin çeşidine ve dozajlarına göre değişir ve saatlerce de sürebilir. Özellikle Alkol ile birlikte kullanıldığında halüsinasyonlar, panik ataklar, kusmalar daha sık ve ağır olur.  Ne yazık ki,  ölüm tribi (vücudundaki uyuşmalardan dolayı felç olacak hissine kapılma, bayılacak gibi olma, kalp kriziyle öleceğini düşünmek gibi içinden çıkamadığı hallerle çok yoğun bir korku ve sıkıntının yaşandığı, bir bakıma panik atak geçirme halidir)  denilen bir tür panik atak geçiren birçok insan, yasadışı madde kullanımı nedeniyle Hastaneye gidememekte ve bu vakalar ölümle sonuçlanabilmektedir.
Laboratuvar testleri ile Bonzai kullanıldığı tespit edilebilir mi?
Yasadışı birçok uyuşturucu madde gibi Bonzai kullanılıp kullanılmadığı, idrar, kan, tükürük, saç ve ter testleri ile belirlenebilir. Ancak, hastane laboratuvarlarında çoğunlukla, daha kolay ve hızlı sonuçlar alındığı için, negatif ve pozitif test sonucu veren idrar testleri kullanılır. Daha sonra ise, bu test sonuçları yorumlanarak çok daha hassas ve spesifik doğrulama testi ile teyit edilir.
Bonzain kullanımının belirtileri nelerdir?
Bonzai kullananlarda, vücut sıcaklığı yükselir, Ağrı duyusu azalır, hareketleri yavaşlar ve yüz ifadesi donuklaşır.  Vücutlarını, kol ve bacaklarını farklı bir pozisyona sokarlar ve uzun süre öyle kalırlar. Bonzai, vücutta doğal olarak bulunan kannabinoidlere göre, beyinde bulunan CB1 ve bağışılık sistemi ile ilgili CB2 reseptörlerini çok daha güçlü uyardığından etkileri daha uzun sürer. Bu nedenle Bonzai kullanımında ölüm oranları daha sık görülmektedir. 
Bonzai kullanımının başlıca belirtileri şunlardır;
Baş dönmesi
Halüsinasyon, hafıza kaybı, duygu ve düşünce bozuklukları, oryantasyon bozukluğu
Görme ve işitme ile ilgili, algıda bozukluklar
Geçici felç durumu, bilinç kaybı
Ağrılı uyaranlara duyarsızlık, nöbetler ve koma
Çarpıntılar, ritim bozuklukları, kalp atışlarının artması, nabız yükselmesi, kan basıncında (tansiyonda) hızlı düşme, şok, kalp krizi 
Nefes darlığı, öksürük, kas kasılması, göğüs ağrıları 
Ağız kuruluğu, bulantı ve kusma, yutma güçlüğü, 
Karın ağrıları ve kanamalar gibi mide bağırsak etkileri
Hareket bozuklukları, kaslarda ağrı, sertlik ve kramplar 
Kan şekeri düşüklüğü 
Açlık hissi,  iştah bozuklukları, sıvı kaybı
Elektrolit bozuklukları, vücut ısısının yükselmesi, aşırı terleme gibi metabolik bozukluklar
Kimler tehlike altındadır?
Uyuşturucu madde kullanımına sebep olan birçok sorun ve faktörler, Bonzai kullanımında da geçerlidir. Ergenlik döneminde hassaslaşan gençler başta olmak üzere, özellikle ailevi, sosyal ve kişisel olarak sorun yaşayan 15-30 yaş arasındaki bireyler uyuşturucu tacirlerin ve aracılarının tercih ettiği Bonzai risk grubunu oluşturur.
Devamını Oku

Bonzai Nedir

Bonzai sentetik bir maddedir. Esrarın yol açtığı belirtilere benzeyen etkileri olan psikoaktif bir maddedir. Bu yüzden sentetik esrar olarak da bilinmektedir. Bonzai sentetik esrarın sokaklarda kullanılan ismidir diyebiliriz.




Tetrahidrokannabinol (THC), esrarın etken maddesidir. Hint keneviri bitkisinde doğal olarak bulunan bir maddedir. Kana karıştığı zaman keyif verici ve sinirleri gevşetici özelliği bulunmaktadır. Tetrahidrokannabinol, hint keneviri bitkisinin dişisinde erkeğine oranla çok daha fazla miktarda bulunmaktadır. Esrarın (marijuana) , dişi hint kenevirinden elde edilmesinin sebebi budur.

Bonzainin yaygın olarak kullanılan diğer isimleri sentetik thc, jamaican, jamaican gold, jamaican gold extreme, k2, spice, black magic, black mamba, spice silver, spice gold, spice diamond, spice arctic synergy, spice tropic synergy, spice egypt, yucatan fire, smoke, sence, chillxdir.  

İçeriği değişebildiği için etkileri de değişiklikler gösterebilmektedir. Başlıca etkileri; aşırı endişe, algıda değişiklikler, varsanılar, gevşeme, şüphecilik, kolay yönlendirilebilme, yükselmiş duygu durum, gerçeği değerlendirebilme becerisinde azalma, olayları algılayabilmede sorunlar, aşırı reaksiyon gösterme, bağımlılık, kusma, ağızda kuruluk, çekilme belirtileri, kalp atım hızında artma, çarpıntı, kan basıncında artma, kalp krizi, huzursuzluk ve akıl karışıklığıdır.

Esrarda olduğu gibi bonzainin de en yaygın kullanım şekli sigara olarak içilmesidir. Nadir de olsa buharının solunması şeklinde de kullanımı vardır. Bunun için hazırlanan düzeneğe bonzai kullanıcıları bong, kova ya da şaşal gibi isimler takmaktadır. 

Bonzaide bağımlılık hızla gelişmektedir. Tolerans yani kullanılan maddeden alınan etkiyi elde edebilmek için daha fazla miktarda madde gerekmesi de hızla gelişmektedir. Gelişen bu tolerans da zaten bağımlılığın iyi bir göstergesidir.

Bağımlılık tedavisinde ilk yapılacak olan vücudu maddeden arındırmak yani detoksifikasyondur. Detoksifikasyon evresinde amaç, madde kesildikten sonra meydana gelecek olan yoksunluk belirtilerini ortadan kaldırabilmektir. Detoksifikasyondan sonraki basamaklar; bilişsel davranışçı tedaviler, motivasyonel görüşme teknikleri ve nüks önleme tekniklerinin kullanılmasıdır. Ailelerin bağımlılık konusunda yeterli bilgiye sahip olup tedaviye katılımları da büyük önem taşımaktadır. Nüksleri önleme amacıyla tedavinin en az bir yıl devam etmesi çok önemlidir.
Devamını Oku

Amfetamin ve Benzerleri

Günümüzde amfetaminler halen tıbbi amaçlar için kullanılan ilaçlardır. Bunlar içinde en önemlisi çocukluk çağında gözlenen dikkat eksikliği hiperaktivite sendromu, depresyon ve narkolepsi adı verilen hastalıklardır. Şişmanlık tedavisinde de kullanılmakla birlikte, yarar ve zararları tartışmalıdır.
 


Dekstroamfetamin, metamfetamin, metilfenidat  amfetamin  çeşitleridir. Captagon, ritalin, dexedrine bu ilaçlardan bazılarıdır. Amfetaminler ülkemizde uyarıcı, zihin açıcı olarak bilinmektedir. Bunlar genellikle performans artırıcı ve keyif verici etkilerinden dolayı kullanılmaktadır. Sınavlara hazırlanan öğrencilerde, uzun yol şoförlerinde, zamanında yetiştirilmesi gereken işleri olan kişilerde sıklıkla amfetamin kullanımına rastlanır.
 

Efedrin ve propanolamin de amfetamin türevleri olup, burun tıkanıklığını gidermede ve iştah fazlalığını azaltmada kullanılırlar. Efedrin, efetal, Benzokodin efedrin içeren ilaçlardır.
 

“Ice” metamfetaminin saf bir formudur. Buharı çekilebilir, sigara içinde içilebilir ve damardan verilebilir. Ice laborutuarlarda sentetik olarak üretilmekte olup, çok güçlü ve tehlikeli bir maddedir. Amfetamin benzeri maddeler arasında ecstasy 3,4- (metildioksimetamfetamin-XTC), Eve (N-ethyl-3-4-metilendioksimetamfetamin) sayılabilir.
 

Bütün amfetaminler ağız yolu ile alındıklarında hızla emilir ve çabuk etki gösterirler. Kokaine göre bağımlılık yapma oranı daha düşüktür.

Farmakoloji


Presinapstan dopamin salınımına neden olarak etki gösterirler. XTC ve diğer amfetamin benzerleri dopamin dışında serotonin salınımına da neden olur. Serotonin hallusinojen maddelerin etki göstermesini sağlayan nörotransmitter olduğu için, XTC ya da Eve in etkilerinin halüsinojenlere benzediği söylenebilir.

Etkileri
 

Amfetamini etkisi, kokain alımında ortaya çıkan etkilere  benzer.  Keyif, coşkunluk, neşe verir, kişi kendini canlı hisseder, dikkati ve performansı artar. XTC gibi maddeler ile başkalarına karşı yakınlık, nesnelerde parlaklık hissi yaşanır.

Yoksunluk belirtileri

Yoksunluk belirtileri arasında sıkıntı (anxiety), mutsuzluk ve çöküntü hali, güçsüzlük, hareketsizlik, kabuslar, fazla uyuma, başağrısı, terleme, mide ve kas krampları sayılabilir. Bu belirtiler, amfetamin kesildikten 2-4 günde en yüksek düzeyine ulaşır ve yaklaşık bir hafta sürer.

İstenmeyen etkiler
 

Amfetamin alımını takiben şizofreni benzeri psikotik bir tablo gelişebilir. Amfetamin myokard enfarktüsüne, beyin damar hastalıklarına, şiddetli hipertansiyona ve iskemik kolite (barsakların oksijensiz kalması) neden olur. Alınan doz miktarına göre değişen şekilde, titreme, epileptik nöbet, koma ve ölüme neden olabilir.

CAPTAGON
 

Captagon ismiyle piyasada satılan maddelerin etken maddesi fenetylline’dir. Bu madde hiperaktif çocukların ve narkolepsi  tedavisinde  kullanılmıştır.  Amfetamine göre bağımlılık yapıcı etkisi düşük olduğu için tercih edilmiştir. Fenetylline molekülü teofilin ve amfetaminden oluşmaktadır.

ICE
 

Kristal, crack, ice ya da metamfetamin olarak da bilinir. Bazı kaynaklarda tüttürülebilen metamfetamin olarak geçer.  Etkisi metamfetaminden farksızdır. Türkiye’de yoktur. Renksiz, kokusuz, mat bir buz kütlesine benzer. Etkisi: az dozda kullanıldığında uyanıklık, enerji yoğunluğu, coşku ya da kaygı, korku, sinirlilik, hassaslık gibi etkileri olabilir.

Aşırı dozda ise halüsinasyonlar, paranoya, aşırı şiddet eğilimi, hareketlerde organizasyonsuzluk, korku ve antisosyal davranışlar görülebilir. Kullanıldıktan sonra etkisi 8-24 saat arası sürer. Fiziksel olarak kan basıncında, kalp atışlarında artış, hızlı soluk alıp verme, böbrek yetmezliği ve kalp krizi gibi etkileri olabilir.

Yoksunluk döneminde kaşıntı, rahatsızlık, huzursuzluk, depresyon, intihar girişimleri görülebilir. Kişiler madde etkisindeyken uyumayıp, yemek yemediklerinden; maddenin etkisi geçerken aşırı uyku ve yemek yeme davranışları görülebilir. Ice’ın bağımlılığı çok kuvvetlidir. Bazen sadece bir kullanım bile bağımlılık geliştirebilir. Aşırı doz ölümle sonuçlanabilir. Yoksunluğunda çok ağır depresyona ve intihara sebep olur. Toksikasyona bağlı olarak gelişen psikozların kalıcı olma olasılığı vardır.
Devamını Oku

Taş(Crack) Nedir

Crack, kokainin çok etkili bir formudur. Crack, kokain hidroklorid formundan sodyum bikarbonat ya da amonyum ve su kullanılarak edilir. Bu yolla elde edilen crack, sigara gibi içilebilmektedir. Kokaini işleyerek küçük kristalimsi bir hal alması sağlanır. İşlenmesinin sonucu olarak crack, vücut tarafından daha hızlı emilir. Sigara gibi içilmesinden dolayı beyne kısa zamanda yüksek dozda madde gitmesini sağlar. Bu yüzden de etkileri kısa süre içinde hissedilmeye başlar.


Crack genellikle 300-500 mg,lık küçük plastik poşetlerde satılır. Kokain genellikle ekonomik düzeyi yüksek olan kişilerce tüketilir. Crack, kokaine oranla çok düşük fiyatlarda satılır. Kokaine oranla ekonomik gözükse de bağımlılık geliştikçe kullanılan miktar arttığından harcanan para da bir süre sonra çok artmaktadır. Amerika’da C, Charlie, Coke, Dust, Snow, Toot, Crack, Freebase, Rock isimleriyle satılır. Türkiye’de ise daha çok “taş” denmektedir.

Etkiler

Diğer sentetik uyuşturucularda da olduğu gibi, kişinin crack diye satın aldığı madde her zaman crack çıkmadığından, etkisinin tam olarak ne olacağını önceden kestirmek çok mümkün değildir. Bu yüzden, aşırı doz kullanımı olmadan da crack kullanımlarında ölüm meydana gelebilir. Bağımlılığı çok çabuk gelişir ve kullanılan miktarı arttırma gerekliliği doğar. Miktar arttıkça harcanan para da arttığından, crack alabilmek için suç işlemeye başlama olasılığı yüksektir. Madde etkisindeyken kişinin kalp atışları hızlanır, kalp krizi geçirme riski yükselir, ani kan basıncı artışı ortaya çıkabilir, aşırı depresif ruh hali ya da intihar eğilimli davranışlar gözlemlenebilir.

Yoksunluk belirtileri
 

Kokainin yoksunluk belirtileriyle aynıdır. Madde etkisini kaybetmeye başlayınca kişi kendini mutsuz, bitkin, sıkıntılı, kaygılı, hiçbir şeyden keyif alamaz, güçsüz, sinirli hisseder. Uyuma isteği doğar, bazen korkunç rüyalar da görülebilir. Bu çöküntüden kurtulmak için kişide tekrar madde kullanma isteği doğar ve bu durum bir kısır döngüye dönüşür.

İstenmeyen etkiler

Uzun süreli kullanımın sonunda insanlarda sinirli, telaşlı, paranoid bir tablo ortaya çıkabilir. Crack kullanımı çeşitli solumun yolu problemlerine, akciğer ve göğüs ağrılarına yol açabilir.
Devamını Oku

Ekstazi Hap Nedir

MDMA (3,4-metilen dioksi metamfetamin) adı verilen bir amfetamin türevidir. Etkileri hem amfetaminlere, hem de halüsinojik maddelere benzer. Üstünde kuş, fil vb. resimler bulunan tabletler biçiminde satılır. Ağız yoluyla alınır ve daha çok eğlence yerlerinde bulunur. MDMA’nın son zamanlarda tablet dışında kapsül, toz veya sıvı şekilde de üretildiği görülmektedir. Böylece Ekstazi’nin kullanımı ağız yolu dışında enjekte etme veya burundan çekme gibi farklı yöntemlerle de kullanılmasına yol açmaktadır.


Ekstazi, gençler arasında çeşitli isimlerle anılmaktadır. Ülkemizde “Çılgın Max, Mitsubishi, 007, Pıt, Roket” gibi isimler verilmektedir. Avrupa ve ABD’de ise “Armani, At, Baklava, Butterfly, Cherry, Coca Cola, Coro, Elmas, Kiraz, Ferrari, Fish, Mercedes, Mitsubishi, Pokemon, Zoro, Yüzde 5, Yin Yang, Rolex” olarak adlandırılmaktadır. 

Ekstazi tabletleri 5 ila 13 mm çapında ve 3 ila 5 mm genişliğindedir. Her tabletin 60-120 mg kadar MDMA içerdiği bildirilmektedir. Genellikle ön tarafında bir yazı ya da sembol bulunur (kuş, fil, batman, supermon, vb.) arka tarafında ise dozajı ayarlayabilmek ya da kırmak için derin bir çizgi bulunur. Bunun yanında bazı tabletlerin üzerinde bir sayı ya da bileşenleri belirlemek için bir sembol da olabilir. Ekstazi tabletlerinin renkleri ve ağırlıkları çeşitlilik göstermektedir.
 

Ekstazi konusunda karşılaşılan en büyük sorunlardan biri bu maddenin kimyasal bileşiminin de çeşitlilik göstermesidir. Günümüzde Ekstazi adı altında farklı maddeler de satılmaktadır. Özellikle piyasada bir zamanlar "no name" adıyla satılan Ekstazi tabletlerinin toksik madde içerdiği saptanmıştır. Yapılan incelemede “no name” tabletlerinin içinde "bahçelerdeki sümüklü böceklerle savaşta" kullanılan bir zehire rastlanması Ekstazi’nin ne denli tehlikeli olabileceği konusunda çarpıcı bir örnektir.

Ekstazi benzeri maddeler
 

MDMA’ya karıştırılan ya da bu maddeyle benzerlik gösteren başka türlü maddeler bulunmaktadır. Bunlar arasında, Metamfetamin, MDE (metilendioksi-n- etilamfetamin), MDA (3,4-metilendioksiamfetamin) sayılabilir.

Bitkisel Ekstazi (Cloud 9, Ultimate Xphoria, X, Rave Energy) sentetik maddelere alternatif ve zararsız olduğu iddia edilen bir madde olarak ortaya çıkmıştır. Bitkisel Ekstazi (herbal ecstasy) genelde bitkisel efedrin, kafein ya da guarana ve mate gibi kafein içeren bitkilerin kombinasyonundan elde edilmektedir. Çin’de “ma huang” olarak bilinen bu madde 2000 yıldan beri astım, soğuk algınlığı, bronşit ve allerjik solunum yolu problemleri gibi birçok rahatsızlığı gidermek  için kullanılmaktadır. Efedrin, efedra adlı, daha çok doğuda yetişen bir bitkiden elde edilmektedir. Bu bitki efedrin, pseudoefedrin, norefedrin, metilefedrin ve norpseudoefedrin gibi alkaloidler içermektedir. Bu yapısıyla efedra, adrenalin ve amfetaminle benzer fizyolojik etkiler yaratmaktadır.

Efedrin, MDMA gibi merkezi sinir sistemini uyaran bir maddedir. Efedrin’in kalbin çarpma hızını, tansiyonu, seksüel duyumu, mutluluk hissini, dikkati ve acil durum anında tepki hızını arttırıcı etkilerinin yanında anti-allerjik, solunum yollarını ve bronşları açıcı etkileri vardır. Fiziksel performansı ve enerjiyi arttırıcı etkileri sebebiyle bu madde sporcular tarafından atletik performansı arttırmak ve diyetisyenler tarafından da kilo verdirmek amacıyla sıkça kullanılmaktadır.

Eğlence amaçlı ve kötüye kullanıma açık bir madde olan efedrin, bitkisel Ekstazi adıyla, birçok renkte, kapsül ya da hap olarak kullanılabilmektedir. Etkisi MDMA gibi 4-8  saat arasında  sürebilmektedir. Çeşitli sağlık ürünleri satan dükkanlardan, gece kulüplerinden, postayla ya da müzik mağazalarından kolaylıkla elde edinilebilen bu maddenin kullanımı ergenler ve genç erişkinler arasında da gittikçe artmaktadır.

Bitkisel
Ekstazi’nin tamamen bitkisel olduğu için zararsız olduğu gibi bir kanı olmasına karşın,  bu madde  de  aşırı ve  uzun vadede  kullanıldığında  çeşitli yan etkilere ve bağımlılığa sebep olabilmektedir. Bitkisel Ekstazi’nin, uyku bozuklukları, huzursuzluk,  anksiyete,  iritasyon,  baş  ağrısı,  iştahsızlık,  asabiyet,  titreme,  felç,bayılma, karaciğer yetmezliği, çarpıntı ve nöbet gibi yan etkileri olduğu bilinmektedir. Kişilerin dozu ayarlamaları oldukça güç olduğundan bu maddenin aşırı dozda alımı ölümle sonuçlanabilmektedir. 1993- 96 yılları arasında, Amerika’da bitkiselEkstazi’e bağlı olarak 15 kişinin ölümü rapor edilmiştir. Bunun yanında, antidepresan kullananlar, hamileler, yüksek tansiyon, kalp rahatsızlığı, glucoma, tiroid, diyabet ve prostat büyümesi rahatsızlıkları olan kişilerin de bitkisel Ekstazi kullanımı oldukça fazla yan etkiye, hatta ölüme sebep olabilmektedir.

Ecstasy Alt Kültürü
 

Ecstasy birçok bağımlılık yapan maddeden daha ucuza satın alınabilen bir maddedir. Amerika’da tek bir MDMA tableti veya kapsülünün kişiye maliyetinin 12 ila 15 dolar arasında olduğu tahmin edilmektedir. Türkiye’de ise 1 tabletin fiyatı 4- 50 YTL arasında değişmektedir. Fiyatının ucuz olması ecstasy kullanımının kentin varoş kesimlerinde yaşayan çocuklar arasında da artmasına sebep olmaktadır. Gençlerin özellikle MDMA hakkında yetersiz bilgiye sahip olması ve bu maddeyi zararsız kabul etmesi de kontrolsüz ve bilinçsiz tüketime yol açtığı bildirilmiştir. Batı Avrupa ülkeleri olan Belçika, Lüksemburg ve Hollanda’nın dünyanın MDMA üretiminin %80’nini karşıladığı tahmin edilmektedir.
 

MDMA’nın gençler arasında yaygın olarak kullanılmasının bir nedeni de 90’lı yılların başında başlayan ve tüm dünyaya yayılan “Rave” kültürüdür. Rave akımı birçok ecstasy kullanıcısı için özellikle haftasonları gerçekleştirilen ecstasy alma ritüelinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Rave partileri diğerlerinden ayıran en belirgin 4 özellik; mekan, çalınan müzik, katılımcı insan profili, ve hap kullanımıdır.
 

Rave partiler ecstasy kullanıcılarının ihtiyaçlarına uygun olarak hazırlanan mekanlardır. Rave partileri genellikle şehir dışındaki hangar ve çiftlik gibi mekanlarda organize edilmektedir. Yasal problemler çıkmaması açısından olayın yeri ve zamanı partiden birkaç gün ya da saat öncesine kadar gizli tutulmaktadır. Girişi 25-35 YTL. arasında değişen bu partilerde alkol tüketilmemektedir. Rave partilerde ecstasy kullananlarda aşırı dans ve hareketten oluşan su kaybını engellemek için bol içme suyunun yanında mineral ve vitamin katkılı enerji içecekleri de bulundurulmaktadır.

Ayrıca maddenin etkisiyle oluşan vücut ısısındaki aşırı artışı da minimalize edebilmek için bu tür mekanlarda havalandırma sistemlerinin olmasına özen gösterilmektedir. Rave partiler aynı zamanda lazer gösterileri ve ışık oyunları eşliğinde onlarca insanın saatlerce dans edebileceği geniş mekanlar olarak dizayn edilmiştir.
 

Rave partilerde ağırlıklı olarak bilgisayarda yapılmış, elektronik rock sentezi müzikler çalınmaktadır. Bu tür müzikler arasında underground, house, acid house, hardcore, ambiyans, tekno ve trance tarzları sayılabilir. Ünlü djler tarafından çalınan, daha çok tekrarlardan oluşan, yüksek hızda (dakikada 80-20 arasında vuruş sayısı olan)  ve  sesdeki  bu  tür  müzikler,  madde  kullanmayan  bir  kişinin  beyninde  bileuyuşturucu bir etki yaratma gücüne sahiptir. Ravelerde çalınan müziklerin sözlerinde de genellikle kullanılan hapların etkilerine övgüler düzülmektedir.
 

Rave partilerde alkol alınmadığından yasal açıdan konulan yaş sınırlaması da geçerliliğini yitirmektedir. Katılımcılar genelllikle 15- 25 yaş arasındaki gençlerden oluşmaktadır. Rave partilerine katılan kişilerin kıyafetleri de ortam kadar ayırt edici özellikler taşımaktadır. Katılımcılar genellikle dar, polo yaka, logolu t-shirtler, bol ve düşük belli pantalonlar, koşu ayakkabıları giyip, plastik zincirler, florasanlı ve ışıklı oyuncaklar, renkli ve parlak materyaller taşımaktadırlar.

Hem kadın hem de erkekler tarafından giyilebilen bu tarz kıyafetler fiziksel çekim ve cinsiyet farklılıklarını daha az göze çarpar hale getirdiğinden rave katılımcılarında bir bütünlük ve aynılık duygusu yarattığı düşünülmektedir. Rave katılımcılarını; rave partilerini sıkı sıkıya her haftasonu takip edenler ve ayda bir merak edip uğrayan öğrenci kitlesi olarak iki ana gurupta incelemek mümkündür.

Devamını Oku

Uçucu Maddelerin Etkileri ve Zararları

Uçucu maddeler etkilerini daha çok içerdikleri toluene maddesinin etkilerinden alırlar. Ancak farklı uçucularda farklı katkı maddelerinin olduğu göz önüne alınmalıdır. Uçucu maddeler hızla başlayan ve hızla geçen bir iyilik haline neden olurlar. Bu maddelerin fizyolojik ve psikolojik etkileri alkol, barbitürat ve trankilizan ilaçlara benzer. Etkileri birkaç dakika içinde ortaya çıkar; 15-45 dakika sürer. Bu nedenle kişi sürekli elinde maddeyle dolaşmakta ve kullanmak zorunluluğu hissetmektedir. Genel olarak Merkezi Sinir Sistemini (MSS) etkilerler.


 Tolerans gelişimi de maddenin etkisini farklılaştırmaktadır. Kişi eğer uzun süredir uçucu madde kullanıyorsa, farklı etkiler gözlenebilir. Uçucu koklamanın etkileri kullanılan doza göre farklılıklar gösterir. Uyarılma aşamasında öfori (neşe), hareketlilik, baş dönmesi, halüsinasyon, aksırma, öksürme, tükrük salgısında artma, ışığa duyarlılık, bulantı kusma, yüzde kızarıklık, iştah kaybı, garip davranışlar gözlenebilir. Erken dönemde şaşkınlık, kişinin bulunduğu yeri, zamanı şaşırması (yönelim bozukluğu), aptallık, kontrolün kaybı, beyinde çınlama, görme bozukluğu, kramplar, baş ağrısı, ağrıya duyarsızlık, yorgunluk, unutkanlık, sararma gözlenebilir. Orta dönemde ise, uyuklama, kas kontrol kaybı, konuşma bozukluğu, reflekslerin baskılanması, nistagmus (göz bebeklerinin oynaması) ortaya çıkabilir. Geç dönemde, bilinç kaybı, garip rüyalar, epileptik (sara) nöbetler gözlenebilir.

İstenmeyen etkiler
 

Uçucu madde bağımlılığında nörolojik sorunlar çok çeşitlidir. Bunlar dikkat ve konsantrasyon eksikliği, hafıza bozukluğu, öğrenme güçlükleri gibi hafif zihinsel yetersizliklerden bunamaya kadar ilerlemektedir. Nörolojik sorunların olması davranışsal sorunları artırmakta ve tedaviyi de güçleştiren bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Uçucu maddelerin beyin ile ilgili etkileri zihinsel yetersizlikler, bozulmuş yargılama yetisi (suça eğilim ve saldırgan davranışlar artar), hareketlerin yavaşlaması, denge bozukluğu ya da sakarlık, hafıza bozukluğu ve yeni bir şey öğrenememe sayılabilir.
 

UMATEM kliniğinde yatarak tedavi gören uçucu madde bağımlısı gençler arasında yaptığımız bir çalışmada uçucu maddelerin beyin üstüne olan etkilerini çok açık olarak gördük. Bu maddeleri kullanan gençlerin beyinlerini MRI adı verilen teknikle değerlendirdiğimizde beyindeki beyaz madde lezyonu %46, “ventrikül ve sulcus atrofik dilatasyon” adı verilen bozukluk %27, “talamik hipotensite” adı verilen bozukluk ise %20 oranında gözlenmiştir. Beyindeki değişiklikler 4 yıl ve daha uzun süren madde kullananlarda çok daha belirgin olarak gözlenebilmektedir. Bu bulgu bize uçucu maddelerin kullanım süresi uzadıkça beyinde meydana gelen değişikliklerin belirginleştiğini göstermektedir. Beyinde oluşan hasarın süresi ve geri dönüşümlü olup olmadığı bilinmemektedir. Geri dönüşümlü olup olmamayı belirleyen etkenler şunlardır:

1. Madde kullanımı öncesi işlevsellik: Madde kullanımı öncesinde kişinin zihinsel fonksiyonları tamsa, o zaman geri dönüşün daha kolay olduğu gösterilmiştir. Ancak kullanım öncesi de zihinsel yetersizlikler varsa, bu durumda geri dönüşüm geç ve zor olmaktadır.
 

2. Bireysel farklılıklar: Geri dönüşüm bireyden bireye değişmektedir. Burada neyin belirleyici olduğu ise bilinmemektedir.

3. Madde kullanım süresi: Madde kullanım süresi uzadıkça geri dönüşüm daha zor olmaktadır. Ancak bu bulgu tüm çalışmalarda doğrulanmış değildir.
 

Uçucu maddeler kalp ve dolaşım sistemi üstünde çarpıntı, kalp ritminin bozulması, kalp kasında bozulma, akciğerlerin kanlanması, solunum yolunun hasarına yol açar. Karaciğerde büyüme gelişebilir. Böbrek yetmezliği, böbrek mikroskopik yapısında çürüme görülebildiği belirtilmiştir. Uçucu madde kullanıcıları, günlerinin büyük bölümünü sokakta geçirdikleri için, birçok fiziksel  hastalığa  da maruz kalmaktadır. Sokakta yaşayan ve madde kullanan çocuklarda bu hastalıkların görülmesi daha da sıktır.

* Beslenme bozukluğu
* Kazalar
* Enfeksiyon hastalıkları
* Diş sorunları

 

Uçucu madde kullanılması sonucu ölümler seyrek değildir. İngiltere ve Galler’de 1985-1995 yılları arasında yılda yaklaşık 100 ölüm bildirilmiştir. ABD’de yapılan bir çalışmada uçucu maddelerden kaynaklanan ölümlerin çoğunluğunun (%70) 22 yaş ve altında meydana geldiği, ölenlerin %95’ini erkeklerin oluşturduğu saptanmıştır. 1987-1996 yıllarında Virginia’da yaş ortalamaları 19 olan 39 kişinin uçucu madde kullanımı nedeni ile öldüğü tespit edilmiştir. Teksas’da da 1988-1998 yılları arasında yaş ortalamaları 24 olan 144 kişinin öldüğü tespit edilmiştir. Ölüm nedenleri aşağıda sıralanmıştır.
     

1- Yutulan maddeye bağlı oksijensiz kalma: Yapıştırıcıların yutulması sonucu kişi nefes alamaz ve ölebilir. Bu durum genellikle torbadan maddeyi çekerken gözlenir.
 

2- MSS baskılanması sonucu kalp sistemi durabilir ve ölüm olabilir (Vagal İnhibisyon).
 

3- Solunumun baskılanması: MSS baskılanmasına bağlı olarak solunum sistemi de baskılanır, solunum durur ve ölüm olabilir.

4- Kalp ritm bozukluğu: Kalpte ortaya çıkan ritm bozukluğu sonucu özellikle başka kalp sorunu olanlarda tehlikeli durumlar ortaya çıkabilir.

5- Kazalar ve yaralanmalar: Maddenin etkisine bağlı olarak kişinin dikkati azalır, görmesi ve kontrolü bozulur. Bunun sonucu çıkan kazalar nedeniyle ölüm olabilir. Madde etkisi sonucu kişinin muhakemesi bozulur, saldırgan davranışlar ortaya çıkar ve buna bağlı ağır yaralanmalar oluşabilir.

6- İntihar: Madde kullanıcılarının tümünde intihar oranı yüksektir. Özellikle madde etkisinde kişi kolaylıkla intihara karar verebilir. Uçucu madde kullanıcılarında da intihar oranı yüksektir.

Bağımlılık

 

Uçucu maddeler, bağımlılık yapan maddelerdir. Bu maddelere bağımlılık çabuk ve hızlı bir şekilde olur. Bağımlılığın en önemli kriterlerinden birisi olan tolerans gelişimi (giderek artan miktarlarda madde kullanımı) uçucu kullanıcılarında çok kolay ve hızlıdır. Ancak tüm kullanıcıların bağımlı olduğunu söylemek güçtür.

Yoksunluk belirtileri


Uçucu maddeler klinik açıdan önemli sayılabilecek yoksunluk belirtilerine neden olmazlar. Bu nedenle genellikle uçucu maddelerin yoksunluk belirtilerinin olmadığı düşünülür. Uzun süre kullananlarda bile yoksunluk belirtileri oldukça hafiftir. Uçucu madde kullanımı kesildikten sonra ortaya çıkan yoksunluk belirtileri arasında şunlar sayılabilir:

* Uyku bozuklukları
* Çarpıntı
* Yönelim bozukluğu
* Aşırı sinirlilik, huzursuzluk
* Terleme
* Bulantı, kusma
* Titreme (tremor)

 

Uçucu madde kullananlarda “Craving” adını verdiğimiz madde kullanma arzu ve dürtüsü oldukça şiddetlidir. Kişi maddeyle karşılaştığı zaman kendisini madde kullanmaktan alıkoyamaz ve her şeyi göze alarak maddeyi kullanır. Bu durum tedaviyi zorlaştıran etkenlerden birisidir. Bu durumu yaratan en önemli etken aslında uçucu maddelerin lipofilik olmasıdır. Bu maddeler yağ dokusunda depolanır ve bu nedenle vücuttan geç atılır. Geç atıldığı için, duygudurum değişiklikleri ve zihinsel fonksiyonlar geç düzelir. Atılma süresinin iki ayı bulduğu belirtilmektedir. Bu nedenle detoksifikasyon (arınma) uzun süre gerektirir. Yoksunluk belirtileri hafiftir ancak uzun sürer. Kişinin madde kullanma arzusu ve dürtüsü oldukça yüksektir. Kullanıcıların zihinsel ve ruhsal fonksiyonları tam yerine gelmeden de tedaviden çok az yararlandıkları gösterilmiştir.
Devamını Oku

Uyuşturucu Çeşitleri

1 - Merkezi Sinir Sistemini Yavaşlatan
2 - Merkezi Sinir Sistemini Uyaran
3 - Merkezi Sinir Sistemi Faaliyetlerini Bozan maddeler




1-Merkezi Sinir Sistemini Yavaşlatanlar

Bu tür uyuşturucu maddeler merkezi sinir sistemini etkileyerek davranışların yavaşlamasına yada gecikmesine sebep olur .


a - Afyon

Afyon merkezi sinir sisteminde uyuşukluk yaratan çook tesirli 1 maddedir . Ağır 1 kokusu vede acı 1 tadı mevuttur . Genelde sigara(tütün mamülleri) ollaraak tütünle karıştırılarak tüketilir . Bu kullanımların hepsi dumanın solunmasından ibarettir . Bazı kullanıcılar ağız yoluyla da bu maddedi tüketir . Bu biçim kullanımda afyonun fiziksel vede sinirsel tesiri daha güçlü vede fazladır .

b- Morfin

Afyonun kimyasal ollaraak farklı ştılmasıyla elde edilen 1 maddedir .
Al renksiz kokusuz acı vede suda eriyen 1 yapısı mevuttur . Morfin; tablet; kapsül yada likit hallederde bulunur . Tablet vede kapsüller ağız yoluyla alınabilirken en yayın kullanımı deri altına enjekte biçimindedir . Enjekte edilen morfinin tesiri özdeş miktarda afyondan 1-2- kat daha güçlüdür . 200mg öldürücü 1 etki yaratır .

c- Eroin

Erion morfinin yarı sentetik türevindedir . Eroin doğrudan merkezi sinir sistemini üzerinde tesirli oluşan vede yüksek C°de bağımlılık yapan 1 maddedir . 1-2 hafta zaman ile itinalı kullanıldığında bağımlılık meydana gelir . Doz artırımlarında ölümle netice lanan durumlar yaşanır . Eroin umumiyetle ısıtarak nefes yoluyla soda yada limon suyunda çüzüldükten sonra enjeksion yada burunla çekilerek alınır . Sigara(tütün mamülleri) gibi içilmesi sık kullanılan metod dir . Genellikle uzun zaman eroin kullanan vede maddi durumu zayıf oluşan kişiler ise damara enjekte etme yolunu seçmektedirler .

ç- Kodein

Mofinden elde edilen 1 maddedir . Al kristal toz ollaraak hap vede şurup forumlarında bulunur . Bağımlılar eroin alıncaya kadar geçecek vakit içinde yada yokluk dönemlerinde rahat atlayabilmek icin bu maddedi kullanırlar . Birkaç kullanım biçimi bulunmaktadır . En yayın kullanım biçimi ağız yolu ile alınmasıyla gerçekleşir . Yaygın olmamakla 1 arada damara da enjekte edilir .

d- Barbituratlar

Barbituratların merkezi sinir sistemi üzerinde hafif sakinleşmeden komaya kadar geniş etki yelpazesi mevuttur . Barbituratlar ultra-kısa kısa orta vede uzun zaman li sınıflandırırlar . Etkisi ultra kısa oluşan barbituratlar damardan alındıktan sonra 1 dakika içinde tesiri ni göstermektedir .

e- Trankilizanlar


Etkisi açısından ikinci C°de n 1 uyuştıurucu oluşan trankilizanlar yüksek dozlarda alındığında tesirli olmaktadır . Uzun zaman aşırı dozda alındığında fiziksel bağımlılık oluşturan bu madde abi kullanımlarda ölüm riski yaratabilmektedir .

f- Sedafifler

Barbituratların aksi ne uyuşlukluk halini ortadan kaldıran 1 etkiye sahip sedatifler Daimi kullanımda 1 arada bağımlılık meydana gelir lar . Aşırı kullanımda çeşitli fizyolojik yan etkileri bulunur . Daima kullanımda hem fisyolojik hem de sinirsel bağımlılık yaratmaktadır .

g- Metadon

Metadon sentetik ollaraak afyondan üretilen 1 uyuşturucudur . Metadon hususiyetle eroin bağımlılığı Tedavi(iyileştirme) sinde kullanılan eroin münezzeh luğunun yarattığı krizleri telafi etmek icin kullanılan 1 uyuşturucu maddedir .

ğ- Uçucu Çözücüler

Endüstriyel alanda yaygın olaraak kullanılmakta oluşan maddedir . Bu maddeler arasında yapıştırıcılar tiner benzin aseton gibi maddeler sayılabilmektedir . Solunum yoluyla alınan bu maddeler alkol sarhoşluğuna benzeyen 1 etki meydana getirirler . Madde kullanımı kesildikten 1-2 gün sonra madde münezzeh luğunun getirdiği fizilsek vede sinirsel etkiler görünmeye başlamaktadır.


 Merkezi Sinir Sistemini Uyaranlar

Uyarıcılar merkezi sinir sisteminin aktivitesini hızlandırır . Sentetik ollaraak üretildiği gibi natural ollaraak da bulunmaktadır . Tabiaata natural ollaraak bulunan vede en çook malum çeşitleri "epinephrine" vede "kafein"dir .


Kafein; kahve çay çikolata hafif içkilerde vede aspirin gibi ilaçlarda mevcuttur .
Diğer Natural uyarıcıların başında ise nikotin gelir . Epinephrine vede kokain natural ollaraak koka yaprağında bulunur . En çook malum sentetik uyuşrutucular ise amfefaminlerdir . Fizyolojik vede sinirsel bağımlılık meydana getirirler . Bu yüzden kullanılan dozun zamanla artırılması gerekmektedir .

a- Koka Bitkisi


İki bin yıldan aşırı 1 zaman dir Güney(cenup) Amerika'nın And Dağları bölgesinde yetiştirilmekte oluşan koka bitkisinin yaprakları ilk kez 19850 yılında kimyager Gaedecke tarafından kristal hale getirilmiş vede erythroxyline adı verilmiştir .

b- Kokain

Kokain çoğunlukla Güney(cenup) Amerika'da yetişen Koka ağacından elde edilir . Al renkli vede toz biçimi nde 1 maddedir . Kokusuz vede kristalizedir . Kokainin saf ollaraak kullanımı nadirdir . Genellikle şeker tozu yada prokain ile karıştılmaktadır . Kimi vakit kokainin içinde farkli 1 uyarıcı madde oluşan amfetamin de katılmaktadır . Buruna çekilerek kullanılır . Buharın içe çekilmesi sigara(tütün mamülleri) gibi sarılması yada bedene enjekte edilmektedir . Merkezi sinir sistemi üzerinde anında etki yapan kuvvetli 1 uyarıcıdır . Kokain burundan çekildikten 1 zaman sonra merkezi sinir sistemini uyarmaktadır .

c- Amfetaminler

İlk kez 1887 yılında bulunan amfetanin sulfat 1932 yılında astım (iltihabi nefes darlığı) vede burun tıkanıklığı Tedavi(iyileştirme) sinde kullanılmaya başlanmıştır . Amfetaminler uyarıcı vede zihin açıcı ollaraak bilinir . bu sebep le uzun yol sürücüleri gece vardiyalarında çalışırlar öğrenciler vede sporcular tarafından yaygın 1 biçim de kullanılmaktadır . Uyarıcı niteliği sebebi yle doping ollaraak sporcular arasında kullanılması yaygınlaşmaktadır . En yaygın ollaraak al vede pembe kristalize toz biziçimde kullanılmaktadır .

ç- Ekstazi

Son yıllarda kullanımı giderek yaygınlaşan 1 maddedir . Uyarıcı hususi likleri sebebi yle kullanılan vede tamamen sentetik oluşan 1 uyuşturucudur . Ekstazi; beyaz kahverengi pembe yada sarı tabletler vede kapsüller biçimi nde bulunur . Ekstazi insan bedeni nda dopamine vede norepinefrin adı verilen maddelerin salınmasına yol açar . Ekstazi kullanıcıları giderek maddenin dozunu artırma eğilimindedir . Çünki ekstazi olmadan özdeş duyguları yaşayamamaktadırlar . Bu Hal da bağımlılık emare si ollaraak kabul edilmektedir .

d- Captagon

Amfetamin grubuna üye oluşan captagon sentetik türden 1 uyuşturucudur . Aslında captagon maddesi grubundadır . Etkisi amfetaminlere benzer hususi likler taşır . Etken maddesi vede dahilinde ne olduğu tam ollaraak bilinmemektedir .

e- MDA

İlaç bilimi açısından bakıldığında MDA maddesi hem amfetamine hemde LSD'ye yakın 1 maddedir . MDA maddesinin tesiri alınan doza bağlıdır . Etkisi ectasyden daha uzun zaman n (8-12 saat) vede daha güçlü etkileri oluşan 1 maddedir . Düşük dozlar umumiyen canlanma etkileri yaparken yüksek dozdaki alımı halisinasyonlara vede bozuk algılamalara yol açmaktadır . MDA'da yanlış doz kullanımında ölümcül hadiseler görülmektedir .

f- MDE

Ectasy'den daha hızlı(2-3 saat) amma tesiri daha kısa zaman li 1 maddedir . Kullanıcıların abartılı ollaraak görülen keyif hali çook kısa zamanda depresyona dönüşebilmektedir . MDE'nin kullanılması orta halli 1 ruhsal bağımlılığa yol açmaktadır .

g- MBDB

MBDB başka amfetaminlerin aksi ne çook sonraları 1986 yılında imal edilmiştir . Asıl ollaraak amfetaminlerin etki mekanizmalarını anlamak icin kullanılmıştır . Oldukça yeni 1 madde meydana geldiğinde n tesiri tam ollaraak bilinmemektedir . Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde sinir yollarını tahip ettiği gözlenmiştir .

ğ- DOB

Dob maddesi MDA'da oluışan benzer halüsinasyon etkilerini ortaya çıkarmakta amma vu etkileri yüz kat daha kuvvetli 1 yoğunlukta kendini göstermektedir . Etkileme biçimi LSD vede meskalin maddelerinkine benzemektedir . Etkisi yavaş ortaya çıkmakta vede tesiri müddetinde kullanıcı hayal resimleri görmektedir . Ölümcül sayılabilecek doz oranı 30 ile 35mb . arasındadır .

h- Crack

Crack kokain HCL'nin vede sodyumdikarbonatın su içine karıştırılıp ısıtılması ile elde edilmektedir . Al yada Aleni krem renkli vede kokusuz 1 maddedir . Sigara(tütün mamülleri) biçimi nde içimi sırasında çıkardığı çıtırtıya benzer seslerden dolayı crack adı verilmiştir . Bağımlılık potansiyeli kokainden yüksektir . Bir yada 2 kez denenmesi bağımlılık yapabilmektedir . Kokain eroinden daha zararlı iken crack 3 kat daha zararlıdır .


3- Merkezi sinir sistemini bozanlar

Merkezi sinir sistemini uyararak kişinin ruhsal durumunun değişmesine sebep oluşan vede halüsinasyonlar meydana getiren uyuşturucu maddelerdir . Halüsinojen etki yaratan narkotik maddeler tabiatta bazı bitlilerde natural ollaraak bulunur .Ayrıca laboratuarlarda sentetik ollaraak elde edilebilir . Natural ollaraak bulunanlara kenevir vede türevleri sentetik olanlara ise Lysergic Acid Diethylamide(LSD) misal verilebilir .

(a) Marihuana

 
Marihuana insanın ruhsal yapısını etkileyen kenevir bitkisinin 1 türevidir . Bitki kurutularak yaprakları vede çiçekleri tütün formuna getirilir içilmek sureti ile kullanılır . Yağ sever (lipofilik) niteliği ile anında bedene vede hayati organlara dağılmakta vede otuz gün zaman yle kalabilmektedir.


(b) Hint Keneviri
 
Kenevir bitkisi tropik vede ılıman oluşan bütün bölgelerde yetişen narkotik 1 maddedir . Kenevir bitkisi vede türevleri sigara(tütün mamülleri) biçimi nde sarılarak içilir . Bunlar olağan sigara(tütün mamülleri)lardan daha kalındır . Tek başlarına kullanıldıkları gibi bazen de başka narkotik maddelerle 1 arada kullanılabilir . Yenilmek sureti ile de alındığı bilinmektedir . Sigara(tütün mamülleri) gibi içilmek sureti ile kullanıldığında tesiri 3-4 kat artmaktadır .

(c) Meskalin

 
Meskalin ananas biçimi nde vede büyüklüğündeki peyato kaktüsünden elde edilmektedir . Tablet kapsül vede likit halde bulunan bu maddenin güçlü vede acı 1 tadı mevuttur . Meskalinin Türkiye'de yaygın 1 kullanım alanı yoktur .

(ç) Pilaka Esrar(Kubar)

 
Haşhaş kenevir bitkisinin narkotik madde açısından varlıklı oluşan salgısının toplanıp kurutulmuş vede preslenmiş formudur . Genellikle krema renginde olur . Esrar sigara(tütün mamülleri) halinde sarılarak içilir . Kullanıcılar arasında yaygın ollaraak "joint" adı verilir . Bal reçel lokum pasta gibi yiyeceklere karıştırılarak yenilebilir . Nadiren damar yolu kullanılır . Türkiye'de yaygın kullanımı esrarlı sigara(tütün mamülleri) biçimindedir .
Esrar yağ dokusunda birikmekte vede takriben ollaraak otuz gün zaman ile burada depolanmaktadır . Esrar bağımlılığa geçiş maddesidir . Diğer maddelerin kullanımında ilk basamak esrar olmaktadır . Madde kullananların büyük çoğunluğunun uyuşturucuya esrar ile başladıkları gözlenmiştir .

(d) Likit Esrar

 
Likit esrar kenevir bitkisinin özü ollaraak bilinir . Marihuana vede haşhaştan daha tesirli dir . Damıtma yoluyla elde edilir .

(e) LSD (Lysergic Acid Diethylamide)

 
LSD sentetik uyuşturucu çeşitleri arasında en malum vede en çook kullanılan türdür . 1938 yılında çavdar mahmuzunun içinde bulunan 1 asitten imal edilen LSD umumiyetle ağız yoluyla alınmaktadır . Ancak damara enjekte edilerek de kullanılabilmektedir . Bazen de turnusol kağıdına emdirilerek tüketilmektedir . Önemli 1 niteliği de deri vasıtasıyla emilmesidir . LSD meskalinden 800 kat daha güçlü 1 uyuşturucu maddedir .

(f) PCP(Phencyclidine)

 
PCP hayvandoktoru likte kullanılmak üzere üretilen vede anestezide kullanılan narkotik 1 maddedir . 1967 yılından beri gizli vede kontrolsüz ollaraak laboratuarlarda üretilmektedir . PCP'nin yaygın kullanım biçimi tablet yada kapsül ollaraak ağızdan alınmasıdır . Diğer narkotik maddelerle 1 arada içildiği gibi marihuana yada benzeri narkotik maddelerle sigara(tütün mamülleri) gibi sarılarak da içilmektedir . PCP kullanımı fiziksel bağımlılık yarattığı gibi sinirsel bağımlılık da yaratmaktadır .
 


Devamını Oku

Uyuşturucu Nedir

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre uyuşturucu “sağlık nedenleriyle alınanların dışında, yaşayan organizmaya alındığında, organizmanın bir ya da birden çok işlevini değiştirebilen herhangi bir maddedir”. 

  Uyuşturucu kavramı günlük hayatımıza özellikle son birkaç yıl içinde yoğun bir biçimde girmiş olmasına rağmen, bu kavramın içeriği hakkında bir fikir birliğine varılamadığı gözlenmektedir. Ancak genel bir kavram olarak uyuşturucu dendiğinde herkes benzer bir kavramı düşünmekle birlikte bunun ayrıntıları bilinmemektedir. Bugün ülkemizde bağımlılık yapıcı maddeler için genel olarak uyuşturucu tanımı kullanılmaktadır. Uyuşturucu sözünün kendisinden de anlaşılacağı üzere, kişiyi uyuşturan, hareketsiz kılan,  kontrolünü  kaybettiren maddeler akıla gelmektedir. Bağımlılık yapabilen tüm maddeler için uyuşturucu tanımını kullanmak aslında yanlıştır. Bu tanımlama ile uyarıcı bazı maddeler bu kapsam dışında gibi bir izlenim doğmaktadır. Halbuki uyarıcı maddeler de uyuşturucu maddeler gibi bağımlılık yapıcı maddelerdir. Bu nedenle bu kavram içinde tüm bağımlılık yapıcı maddeleri değerlendirmek doğru olacaktır.

Bir tanımlama yapmak gerekirse; uyuşturucu maddeler, bedene girdiklerinde ruhsal, davranışsal ve bedensel değişikliklere neden olup, bağımlılık yapabilen kimyasal maddelerdir. Tıp literatüründe bunlar psikoaktif madde olarak adlandırılmaktadır. Yabancı kaynaklarda bu maddelere önceleri “drug” adı verilmiştir. Ancak drug sözcüğü aynı zamanda ‘ilaç’ karşılığında da kullanıldığı için önemli bir sorun olmuş ve bütün ilaçların drug kapsamı içinde değerlendirilmesinin  yanlış olduğu görülmüştür. Son zamanlarda ise “substance” olarak adlandırılmaktadırlar. Bağımlılık yapıcı maddeler şu şekilde sınıflandırılabilir:

Sigara (tütün)

Alkol

Opiyatlar: Morfin, Eroin, Kodein, Metadon, Meperidin

Uyarıcılar: Amfetamin, Kokain, Ecstasy, Kafein

Merkezi Sinir Sistemini baskılayanlar: Barbitüratlar, Meprobomat, Benzodiazepinler (diazem, xanax, ativan, rivotril, rohypnol vb), Alkol, Akineton

Halüsinojenler: LSD (Liserjik Asid Dietilamid), Meskalin, Psilocybin, DMT (dimetiltriptamin), DET (dietil triptalmin), DOM (dimetoksimetil amfetamin), MDA (metilendioksi amfetamin)

Uçucu maddeler (Volatile hydrocarbons): Tiner, Benzen, Gazolin, Glue (Baligibi yapıştırıcılar)


Esrar ve benzerleri

Fensiklidin (PCP) 


Görüldüğü gibi birçok madde uyuşturucu kapsamı içinde yeralmaktadır. Bunlar arasında alkol ve sigarada vardır. Dilimizde kullanılan uyuşturucu kavramı içinde alkol ve sigara yeralmamasına rağmen, bunlarında birer şiddetli bağımlılık yapıcı madde olma özelliği göz önüne alınmış ve tüm dünyada bu kapsam içinde değerlendirilmesine karar verilmiştir.

Bu  maddeler,  doğal  olabilir,  sentetik  olabilir,  yasal  olabilir  ya  da  yasal
olmayabilir.
 

Yukarıda yeralan maddelerin bir kısmı doğal maddelerdir. Örneğin morfin, kokain, esrar doğada bulunan maddelerdir. Bu maddeler bazı işlemlerden geçirilerek yeni başka maddeler elde edilmektedir. Buna örnek olarak eroin verilebilir. Kimi maddeler ise tamamen laboratuarlarda üretilir. Buna örnek olarak ise ecstasy vb verilebilir.

Bağımlılık yapıcı maddelerin hepsi yasal olmayan maddeler değildir. Bunların bir kısmı yasal olarak eczanelerde bulunabilen, hekim tarafından reçete edilen ilaçlardır. Bunlar halen tıpta  ilaç olarak kullanılmaktadır. Hekim tavsiyesi ile, belli doz ve sürelerde kullanıldığı takdirde bağımlılık yapma olasılıkları düşüktür. Ancak bu ilaçlar kontrol dışı, uzun süreli ve yüksek dozlarda kullanıldığı takdirde bağımlılık oluşturur. Bu nedenle bu tür ilaçların kontrolüne ilişkin çeşitli yasal düzenlemeler yapılmıştır.
 

Maddelerin etkileri alınan miktara göre değişkenlik gösterebilmektedir. Alınan miktar arttıkça sağlanan etki artmamakta ve bir plato çizmektedir. Bu durum aşağıdaki şekilde gösterilmiştir. Bu nedenle kişi bir süre sonra giderek kullandığı madde miktarını artırmaktadır.
 

Maddelerin kullanım yolları da farklılık göstermektedir. Kullanım yolu etkinliği de belirlemektedir. Yutma yoluyla maddenin alındığı taktirde etki geç başlamakta ve düşük olmaktadır. İnhalasyon yoluyla alındığında ise etki çok çabuk başlamakta, yüksek olmakta ancak etki çabuk azalmaktadır. Bu durum aşağıdaki şekilde gösterilmiştir. Hızlı etkileyen maddelerin etkisi süresi de genelde kısa olmaktadır. Hızlı etkileyen maddelerin bağımlılık potansiyeli de genelde daha yüksektir.
Devamını Oku

Uyuşturucu Maddenin Arz Boyutu (Uyuşturucu Madde Piyasası)

Türkiye’de kanun uygulayıcı birimlerin uyuşturucuyla mücadele   alanında kararlılığı artarak devam etmektedir.Son yıllarda yapılan uyuşturucu operasyonlarının sayısında ve yakalanan şahıs miktarında önemli artışlar görülmektedir.
 


Balkan rotası üzerinde bulunan Türkiye, 2012 yılında da yoğun bir şekilde afyon ve türevlerinin kaçakçılığına maruz kalmaya devam etmiştir. Türkiye pazarlarına ulaşan afyon, bazmorfin ve eroinin temel kaynağı Afganistan’dır. Türkiye’de afyon ve türevlerinin (opiyatların) bulunabilirliği Afganistan’da gerçekleşen üretimle yüksek (0,93) korelasyon göstermektedir. Afganistan’da yapılan yüksek miktarlı üretimden sonra Türkiye pazarında eroinin bulunabilirliği ve yakalamaları artmaktadır. Üretimde görülen düşüşler  ise bir yıl sonraki yakalamalara yansımaktadır. Afyon ve türevleri Afganistan’dan sonra büyük oranda İran İslam Cumhuriyeti’ni takip ederek Hakkari, Van ve Ağrı illerinden Türkiye’ye ulaşmaktadır. Ancak son  yıllarda  Irak’ı  ülkemize  bağlayan  Şırnak/Habur sınır kapısından girişlerde önemli bir artış görülmektedir.

2012 yılında ise Afganistan’da eroin arzında görülen artışın paralelinde eroinin piyasada bulunabilirliğinde tekrar artış yaşanmıştır. Aynı yıl Türk kolluk kuvvetleri tarafından 13.301 kg eroin yakalanmış ve Türkiye eroin yakalamalarında dünya lideri konumuna yükselmiştir.


Dünya’da yaşanan trendlerin paralelinde esrar Türkiye’de en çok yakalanan uyuşturucu madde olmaya devam etmektedir. 2012 yılında ülke genelinde 152.086 kg esrar yakalanmıştır. Son beş yıl içerisinde esrar yakalamaları %288 oranında artış göstermiştir. 2012 yılı itibariyle bir önceki yıla göre esrar yakalamaları %99 oranında artış göstermiştir.


T
ürkiye’de üretilen esrarın ülke dışına ihraç edildiğine dair güvenilir bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak İran’dan Türkiye’ye önemli miktarlarda toz esrar girişi tespit edilmiştir. Toz esrar kaçakçılığı özellikle 2010 sonrasında önemli oranda artmıştır. İran İslam Cumhuriyeti’nden getirilen toz esrarın üretim bölgesinin İran olduğuna dair kesin bir bilgi yoktur. Afganistan’dan İran İslam Cumhuriyeti’ne oradan da Türkiye’ye getirilmiş olabileceği  değerlendirilmektedir.


Türkiye’yi hedefleyen kokain Kolombiya, Peru ve Bolivya’dan direk olarak gelmemektedir. Kaçakçılık organizasyonları risk azaltmak için farklı güzergahlar ve yöntemler kullanmaktadır. 2012 yılında yapılan analizler Türkiye’ye kokainin 45 farklı güzergahı kullanarak ulaştığını göstermiştir. 


Bu 45 güzergahın %65’inde Türkiye nihai hedef iken %35’inde ise transit güzergah olarak kullanılmıştır. Güney Amerika’da kokainin Arjantin, Brezilya, Ekvador ve Venezuela’dan çıkış yaptığı görülmektedir. Bunun yanı sıra birçok olayda kokainin öncelikle Batı Afrika’ya ulaştığı, arkasından Türkiye’ye sevk edildiği görülmektedir. Gelen kokainin büyük bir kısmı Türk pazarlarını hedeflemekle birlikte, bir kısmı Avrupa pazarlarına doğru seyrine devam etmektedir.


Kokain pazarında yaşanan genişlemenin paralelinde son beş yıl içerisinde yakalanan kokain miktarında önemli artışlar görülmüştür. 2008- 2012 yılları arasında kokain yakalamaları yaklaşık 4 kat artarak 94 kg’dan 476 kg’a çıkmıştır. 2011 yılında 281 kg konteyner yakalamasının da etkisiyle kokain yakalamalarında rekor kırılmıştır. Ancak 2012 yılında bu kadar büyük çaplı bir yakalama olmaması nedeniyle ulusal kokain yakalamaları %19,5 oranında azalmıştır. Geçmişte yüklü miktarda kokain maddesi yakalamaları nadiren gerçekleştirilse de günümüzde planlı,  projeli ve sistemli olarak gerçekleştirilen yakalamalar giderek artmaktadır.

Türkiye’de sentetik uyuşturucu yakalamaları madde türüne göre çok farklı trendler göstermektedir. Ülkemizde yaygın olarak görülen captagon maddesi yakalamaları son beş yıl içerisinde hızlı bir düşüş göstermiştir. Captagon yakalamaları  2008  yılında  yaklaşık  3  milyon civarında iken 2012 yılında %94 oranında azalarak 183.537 tablete düşmüştür. EGM KOM (2010;2012) Raporu bu düşüşün iki temel nedeni olduğunu açıklamıştır. 


Birincisi; Suriye ve Ermenistan’da captagon üretimine başlanması ve Türkiye’de üretimde görülen önemli azalmalardır. Bu gelişmeler paralelinde Ortadoğu’da captagon yakalamalarında önemli bir artış görülmüştür. İkincisi, son yıllarda Türkiye’deki uyuşturucuyla mücadele birimlerinin captagon kaçakçılığı yapan grupları hedefleyen yoğun operasyonları neticesinde organize suç gruplarının  sayısında ve niteliğinde önemli düşüşler meydana gelmiş olmasıdır.

Türkiye ecstasy için nihai pazar konumundadır. Ecstasy yakalamalarında 2009 yılında görülen düşüşün ardından 2012 yılına kadarki dört yıllık dönemde yaklaşık 9 kat artış yaşanmıştır. 2012 yılında bir önceki yıla göre görülen artış oranı ise %221,7’dir.


Dünya uyuşturucu piyasalarında yaşanan trendlerin paralelinde, Türkiye son yıllarda giderek artan oranlarda metamfetamin kaçakçılığına maruz kalmaktadır. Metamfetamin Türk pazarlarında son dört yıldır görülmektedir. 2009 yılında ülke genelinde 14 olayda 103 kg metamfetamin yakalanmıştır. Metamfetamin yakalamaları son beş yıllık süreçte %387, son bir yılda ise %43 oranında artmıştır.
Devamını Oku

Uyuşturucu Madde Bağlantılı Suçlar

2012 yılında Türkiye genelinde toplam 83.133 uyuşturucu olayı meydana gelmiş, bu olaylarda 130.049 şüpheli yakalanmıştır.Bu sayı 2015 yılında yüzde 450 artmış durumda.



Önceki yıllarla karşılaştırıldığında; 2012 yılında hem olay sayısında hem de şüpheli sayısında bir artış meydana gelmiştir. Bir önceki yıla göre olay sayısındaki artış %23,90, şüpheli sayısındaki artış ise %23,08 oranında gerçekleşmiştir.

Türkiye’de  2012  yılında  gerçekleşen  toplam 83.133 uyuşturucu olayı suç türlerine göre incelendiğinde; 71.734 olayın (%86,29) kullanma amaçlı uyuşturucu madde satın alma/kabul etme/ bulundurma(TCKm:191), 11.397 olayın(%13,71) uyuşturucu madde imal ve ticareti (TCK m:188) ve 2 olayın ise kullanımı kolaylaştırma (TCK m:190) kapsamında gerçekleştiği anlaşılmıştır.

Türkiye’de   2012   yılında   yakalanan   toplam 130.049 şüphelinin suç türlerine göre dağılımı incelendiğinde; 102.919 şüphelinin (%79,14) kullanma amaçlı uyuşturucu madde satın alma/ kabul etme/bulundurma (TCK m:191), 27.125 şüphelinin (%20,86) uyuşturucu madde imal ve ticareti (TCK m:188) ve 5 şüphelinin ise kullanımı kolaylaştırma (TCK m:190) kapsamında yakalandıkları  anlaşılmıştır.

Türkiye’de  2012  yılında  4.155  eroin  olayında 7.349 şüpheli, 68.276 esrar olayında 107.485 şüpheli,  1.434  kokain  olayında  1.989  şüpheli,4.445 ecstasy olayında 6.327 şüpheli, 171 captagon olayında 278 şüpheli, 99 metamfetamin olayında 193 şüpheli, 3 asetik anhidrit olayında 14 şüpheli,3.401 sentetik kannabinoid olayında 4.784 şüpheli yakalanmıştır.

TUBİM İl İrtibat Noktası (İLTEM) personelince uygulanan “Bağımlılık Yapıcı Madde Suçlarında Kullanıcı Profili Anketi-U Formu” verilerine göre; uyuşturucu madde kullanıcılarının maddeye  başlama nedeni olarak, arkadaş etkisi (%41,48) ve merak (%26,84) ilk iki sırada gelmektedir. Ankete katılan şahısların büyük çoğunluğunun (%72,25) 18-29 yaş aralığında olduğu görülmektedir.

Uyuşturucu madde  kullanıcıları  maddeyi  en çok terk edilmiş yerlerde  (%51,31),  ardından da kendi evlerinde (%25,48) kullanmaktadırlar. Uyuşturucu madde kullanımı evlilere oranla bekarlar arasında daha yaygındır. Türkiye’de en fazla kullanılan madde esrardır. Başlama sırasına göre, ilk sırada sigara gelirken, bunu esrar takip etmektedir. Buna göre sigara kullanımının, illegal madde kullanımına geçişte ilk adım olduğu değerlendirilmektedir.

1984-2013  yılları  arasında  güvenlik  kuvvetleri tarafından  yapılan 377 operasyonda  terör örgütlerinin  uyuşturucu  olayına  karıştığı  tespit edilmiştir. Bu olaylarda toplam 1.232 kişi yakalanmıştır.  Söz  konusu  dönemde  güvenlik kuvvetleri tarafından icra edile faaliyetlerde PKK’ya ait 60 hücre evi ve sığınakta yüksek miktarlarda uyuşturucu yakalanmıştır. PKK’ya karşı yürütülen  operasyonlarda  bu  güne  kadar 4.584 kg eroin, 36.550 kg esrar, 17.958.469 kök kenevir bitkisi, 4.305 kg bazmorfin, 22 kg afyon sakızı, 710 kg kokain, 344.135 adet sentetik uyuşturucu, 27.630 lt asetik anhidrit ve 4 adet imalathane ele geçirilmiştir.

Günümüzde başta yasa dışı uyuşturucu ticareti olmak üzere, organize suçların işlenmesi suretiyle elde edilen büyük tutarlardaki suç gelirlerinin önemli bir bölümü, organize suç faaliyetinin devamını sağlamak amacıyla kullanılabilmekte, ayrıca bu gelirlerle terör faaliyetleri de finanse edilebilmektedir.

Organize suçla mücadelede; suçtan elde edilen gelirlerin hedeflenmesinin, diğer bir  ifadeyle bu gelirlerin tespit, takip veel konulmasının, uyuşturucu ticareti gibi doğrudan öncül suçu işleyenlerin yakalanarak cezalandırılmasından dahaetkilibiryololduğuanlaşılmıştır. Buçerçevede suçtan elde edilen gelirlerin aklanmasına yönelik önleyici  ve  bastırıcı  tedbirler  ile  bu  gelirlerin

tespiti aşamasında müsaderesine yönelik tedbirler birçok ülkenin politika yapıcılarının gündeminde ön sıralarda yer edinmiştir.

2008-2012 yılları arasında MASAK tarafından suç gelirlerinin aklanması suçlarının tespitine yönelik olarak yapılan analiz,  değerlendirme ve inceleme çalışmaları sonucunda, uyuşturucu madde kaçakçılığı dolayısıyla aklama suçunu işledikleri anlaşılan 211 kişi hakkında savcılıklara suç duyurusunda bulunulmuştur.

2012 yılında uyuşturucu madde bağlantılı suçlardan  ceza   infaz   kurumlarında   22.445 kişi bulunmaktadır. Aynı dönemde ceza infaz kurumlarında bulunan toplam kişi sayısı ise 136.020’dir. Buna göre sadece uyuşturucu madde bağlantılı suçlardan  ceza infaz kurumlarında bulunanlar toplam sayının %16,5’ini oluşturmaktadır.
Devamını Oku