Uyuşturucu Madde ve Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Uyuşturucu Madde ve Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Uyuşturucu Madde Bağımlılığı

Son zamanlarda gerek televizyonlarda gerekse etrafımızda ve hatta sokaklarda krize giren gençleri, uyuşturucu madde kullananları,acile kaldıralan ve sonu acı ölümle biten haberleri çok duymaya başladık.Şüphesiz bunun sebebi uyuşturucu kullananların sayısının git gide artmasıdır.

Uyuşturucu madde bağımlılığı ülkemizde büyüyen bir sorun oldu artık.Refah seviyesi arttıkça uyuşturucu madde bağımlılığının artması şaşırtıcı.Fakat medeniyetler topluluğu olan avrupaya baktığımızda uyuşturucu kullanım oranının çok fazla olması refah ve medeniyetle ve hatta eğitimle bir alakası yok.Uyuşturucu madde bağımlılığı sokaktan başlayıp,liseler,üniversiteler gibi yerlerde yeni kurbanları sonu pekte iyi olmayan durumlara sürüklüyor.Ülkemizde uyuşturucu madde bulundurmak,kullanmak ve satmak büyük cezai işlemlere tabi tutulsada,uyuşturucu madde bağımlılarının pekte umursadığı söylenemez.Bağımlılık yazıldığı kadar basit bir şey değildir.Bu cezaları göze alan ve uyuşturucu kullanmaya devam edenler,uyuşturucu bulmak için akıllara gelmeyecek şeyler de yapabilirler.Hırsızlık,gasp,yaralama ve hatta cinayetler.Çok yabancı sayılmayız artık.Her gün tv haberlerinde mutlaka bir tane uyuşturucu madde bağımlısının bir olayı haber edilmektedir.

Birleşmiş Milletler Dünya Uyuşturucu raporuna göre,hayatında en az bir defa uyuşturucu kullananların sayısı 2013 te 246 milyonken bu rakam 2014 te 247 milyon olarak belirlendi.2014 yılında 29 milyon kişide bağımlılık sorunları tespid edilirken,bağımlılık sorunu olarak tehşis koyulan her 6 kişiden biri tedaviyi kabul edip sürdürmektedir.Dünyada afyon üretiminin en fazla yapıldığı Afganistan'da üretim oranındaki yüzde 48 lik düşüş dünyadaki genel üretimde yüzde 38 lik bir düşüş sağladı.Birleşmiş Milletlerin bir önceki yılda hazırladığı raporda ise Avrupanın esrar tüketiminde en büyük pazar olduğu belirlenmiştir.Avrupanın merkezlerinden biri olan Hollanda'nın Amsterdam şehrinde ise bir çok yerde esrar ve bazı uyuşturucular yasal olarak satlıp tüketilmeye hala devam ediyor.

Uyuşturucu madde bağımlıları tedavi olduğu sürece ve tedaviyi düzgün birşekilde devam ettirdiklerinde bağımlılıklarından tamamen kurtulmakta ve hayatları boyunca bir daha uyuşturucu ile alakaları olmamaktadır.Tabiki bu kolay bir süreç değildir.Aile ve yakınların destekleri tedavi süreçlerinde büyük rol oynamaktadır.

Genelde bir çok kişinin kolayca bulabileceği ve hatta evinde bir saksıda bile yetiştirebileceği esrarla başlayan uyuşturucu madde bağımlılığı,zamanla daha fazlasının arayışıyla doz artımı takibinde ise diğer uyuşturuculara geçişle kendini göstermektedir.Esrar uyuşturucu madde bağımlılığında bir basamak bir geçiş uyuşturucusudur.Esrarla başlayan uyuşturucu madde bağımlılığı sonu eroin,bonzai gibi diğer uyuşturuculara ve maddi gerekçelerden dolayı bali ve tinere kadar gitmektedir.

Peki neden bu kadar bağımlı olunuyor.Kısaca fiziksl yönünden bahsetmek gerekirse,vücuttaki dopamin denilen madde büyük rol alır.Dopamin, örneğin para kazandığımızda,işyerinde başarılı olduğumuzda,aşık olduğumuzda ve bizi mutlu eden olaylarda salgılanan bir hormondur.Uyuşturucu maddeler dopaminin fazla salgılanmasına sebep olurlar ve herhangi bir başarı yada duygusal gelişme olmadan o hazzı yaşatır.Fakat insan vücudu her şeye bağışıklık kazandığı gibi dopaminde bir süre sonra gösterdiği etkiyi göstermez.Çok daha fazla dopamin için aynı doğrultuda çok fazla uyuşturucu almak yada daha çok etki gösteren uyuşturuculara yönelmek uyuşturucu madde bağımlılığının kilit noktasıdır.

Uyuşturucu madde bağımlılığının artmasının bir sebebi ise artık çok kolay şekilde bulunmasıdır.Bonzai gibi uyuşturucuların çok ucuz ve kolay bulunabilir olması, bağımlılıkların artmasında önemli rol oynar.Şahsen geçmişte bir çok satıcı tanıdım ve bir çoğunun her dakika müşterisi gelirken hiç birinin de deyim yerindeyse başı beladan eksilmedi,hiç birininde zengin olduğunu görmedim.Hepsi kokuşmuş evlerde,pislik içinde yaşayan insanlar olmuştur.

Uyuşturucu madde bağımlılığı küçümsenecek bir şey değildir.Unutmayın bir çok kişi bir kereden ne olacak demeyle başlar ve bu genelde esrar olur.Dediğim gibi esrar bir geçiş maddesidir.Zamanla kendinizi diblerde bulursunuz.Kısa vadede etkilerini hissetmezssiniz.Sadece madalyonun görünen iyi tarafını yaşar ve görürsünüz.Bir gün madalyonu ters çevirdiğinizde ne kadar karanlık ne kadar pis bir bela olduğunu fark edersiniz.Ama hiç bir zaman geç değildir.Her ne kadar bağımlılıkla mücadele zor olsada ülkemizde başarılı tedavi yöntemleri ve başarılı olan bir çok tedavi kurumları vardır.Uyuşturucu madde bağımlılığı kimsenin kaderi olamaz,kimse de hak etmez.Çevrenizde gördüğünüz bağımlılara acıyan gözlerle değilde yardım elini uzatarak bakmanız,hem toplumumuz için hem de insanlığımız için en gerekli şeydir.Unutmayın bağımlıların çoğu sağlıklı düşünemez.Bir tanesini kurtarmak bir hayat kurtarmaktır.
Devamını Oku

Uyuşturucu Madde ve Sağlık

2012 yılında Türkiye’de tedavi gören uyuşturucu madde bağımlıları içinde 2.007 kişi (%42,52) yaşamı boyunca en az bir kez, 1.735 kişi ise son 30 gün içinde damar yoluyla uyuşturucu madde kullandığını ifade etmiştir (%36,75). Damar içi uyuşturucu madde kullanıcılarının tamamı opiyat bağımlılarından oluşmaktadır.

Opiyatlar içinde en yüksek kullanılan uyuşturucu madde ise eroindir. Damar yoluyla eroin dışı bir opioid kullanan kişi sayısı 41’dir (%2,04). Bu verilere göre, Türkiye’de tedavi gören bağımlılar arasında damar yoluyla kullanılan temel uyuşturucu maddenin eroin olduğu, eroin dışı opiyatların nadiren tercih edildiği söylenebilir.




2012 yılında bağımlılık tedavi merkezlerinde yatarak tedavi gören ve damar yoluyla uyuşturucu madde kullanımı olan 2.007 kişiden 1.998 tanesine HIV ve viral hepatitler için tarama testi uygulanmıştır. Tüm serolojik testler için geçerli sonuç sayısı 1.821 bulunmuştur. Bu kişilerden 12’sinde (%0,65) HIV pozitif,156’sınde (%8,57) HBV pozitif, 912’sinde (%50,1) ise HCV pozitif sonuç saptanmıştır.

2011 yılında 105 doğrudan MBÖ olayı meydana gelirken, 2012 yılında %54,3 artış göstererek 162’ye yükselmiştir.


2012 yılı doğrudan MBÖ olaylarının; %96,3’ünün (n:156) erkek, %3,7’sinin (n:6) kadın olduğu tespit edilmiştir. Doğrudan MBÖ olgularının yaş ortalamalarının; erkeklerde 30,1 (min:12- maks:66), kadınlarda 32 (min:18-maks:48), genel ortalamada ise 30,2 olduğu tespit edilmiştir.


Doğrudan  MBÖ’lerin  yaklaşık  

%1,2’sinin  15   yaş  altında,  
%8’inin  15-19,  
%21,6’sının  20-24,   
%21,6’sının   25-29,   
%16,7’sinin   30-34,
%14,8’inin 35-39, 
%4,9’unun 40-44, 
%3,7’sinin45-49,
 %1,2’sinin  50-54,  
%2,5’inin  55-59 yaş grubunda, 
%0,6’sının 65 yaş ve üstünde olduğu,
%3,1’inin ise yaşının bilinmediği saptanmıştır. 

2012 yılı doğrudan MBÖ olgularının en sık 20-29 yaş grubunda olduğu saptanmakla birlikte, sıklık sıralaması 20-24, 25-29, 30-34, 35-39 yaş grupları olarak devam etmektedir.

Doğrudan MBÖ’ler toplam 24 ilde görülmüş olup, en yüksek ölüm oranı İstanbul’da (n:70,%43,2) gerçekleşmiştir. İstanbul’u sıklık sırasıyla Antalya  (n:25,  %15,4),  Adana  (n:15,  %9,3),Mersin (n:9, %5,6), Gaziantep (n:9, %5,6), Ankara (n:7, %4,3), Kocaeli (n:4, %2,5), Sakarya (n:3, %1,9), Konya (n:3, %1,9) ve İzmir (n:3,%1,9) izlemektedir. Edirne ve Artvin illerinin her birinde 2 olgu (%1,2),Urfa, Bitlis, Bursa, Düzce, Kırklareli, İskenderun, Malatya, Kilis, Ağrı ve Osmaniye illerinin her birinde ise 1 olgu (%0,6) saptanmıştır. 2012 yılında İstanbul’da meydana gelen doğrudan MBÖ’ler (n:70), 2011 yılına (n:45) oranla %55,5’lik bir artış göstermiştir.


2012 yılında Türkiye’de 163 dolaylı MBÖ olgusu saptanmıştır. Olguların %96,9’u (n:158) erkek,%3,1’i (n:5) kadındır. Erkeklerin yaş ortalaması 35,5 (min:16-maks:72), kadınların yaş ortalaması 27,8 (min:22-maks:39) ve tüm olguların yaş ortalaması 36,5(min:16-maks:72) olarak hesaplanmıştır.


Dolaylı uyuşturucu madde bağlantılı ölümlerin yaş gruplarına göre dağılımı incelendiğinde; 

15 yaş altında ölüm olmadığı; 

15-19 yaş grubunda 12
20-24 yaş grubunda 21
25-29 yaş grubunda 39
30-34 yaş grubunda 16
35-39 yaş grubunda 20 
40-44 yaş grubunda 10
45-49 yaş grubunda 10
50-54 yaş grubunda 9
55-59 yaş grubunda 9
60-64 yaş grubunda 4 
65 yaş üzerinde  6 

ölüm olayının gerçekleştiği, 7 olgunun yaşının bilinmediği saptanmıştır. 2012 yılı dolaylı MBÖ olgularının en sık 25-29 yaş grubunda olduğu saptanmakla birlikte, sıklık sıralaması 20-24, 35-39, 30-34, 15-19, 40-44, 45-49, 50-54 ve 55-59 yaş grupları olarak devam etmektedir.

Olguların ölüm nedenlerine göre dağılımı incelendiğinde; önceki yıllardan farklı olarak en sık ölüm nedeni kalp, damar hastalığı olup, sıklık sırasıyla; ateşli silah yaralanması, kesici-delici alet yaralanması, trafik kazası, ası, bilinmeyen, yüksekten düşme ve suda boğulma şeklinde devam etmektedir.


Dolaylı MBÖ’ler 37 ilde görülmüş olup, en yüksek ölüm oranı İstanbul’da 51 (%31,3) gerçekleşmiştir. İstanbul’u sıklık sırasıyla; İzmir 20 (%12,3), Ankara 10 (%6,1), Adana 10 (%6,1), Antalya 9 (%5,5),Manisa 6 (%3,7), Mersin 6 (%3,7), Gaziantep 6(%3,7), Aydın 4 (%2,5) izlemekte olup, Diyarbakır, Malatya, Muğla ve Kocaeli illerinin her birinde 3 (%1,8), Trabzon, Bolu, Giresun, Edirne ve Rize illerinin her birinde 2 (%1,2) olgu, Adıyaman, Bursa, Tekirdağ, Aksaray, Amasya, Niğde, Düzce, Samsun, Iğdır, Isparta, Çorum, Kırşehir, Sakarya, Hakkari, Erzincan, Tunceli, Kayseri, Zonguldak ve Osmaniye illerinin her birinde 1 (%0,6) olgu saptanmıştır.
Devamını Oku