uyuşturucu tedavi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uyuşturucu tedavi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Uyuşturucu Madde Bağımlılarının Topluma Yeniden Uyum Aşamasında Sağlanan Eğitim İmkanları

Madde bağımlılarının topluma yeniden uyumu aşamasında  rehabilitasyonun  bir  diğer  parçası olarak  görülen,  eğitimlerine  devam  etme  ve meslek   edindirme;   bağımlıların   geleceklerineyönelik bir amaç edinebilmeleri için bir araç vazifesi görmektedir.

Türkiye İş Kurumu’nun 2012 Yılı Faaliyet Raporu’na göre; İşgücü piyasasının dezavantajlı unsurlarından biri olan hükümlü/ eski hükümlülerin istihdamını kolaylaştırmak üzere Adalet Bakanlığı ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yapılarak, tahliyelerine belli bir süre kalan hükümlülerin, ayrıca eski hükümlülerin işgücü piyasasının ihtiyaç duyduğu mesleklerde çalışabilmelerini sağlamak amacıyla işgücü yetiştirme kursları düzenlenmektedir (Türkiye İş Kurumu 2012 Yılı Faaliyet Raporu 2012).


İşgücü piyasasının dezavantajlı  unsurlarından biri olan hükümlü/eski hükümlülerin istihdamını kolaylaştırmak üzere, İŞKUR tarafından 2012 Yılında Düzenlenen Aktif İşgücü Piyasası Programları kapsamında hükümlülerin mesleki eğitimlerine yönelik çalışmalar kapsamında; 334 kurs açılmış olup, bu kurslara 4.483 (4.284 erkek,199 kadın) hükümlü katılmıştır. Aynı program kapsamında eski hükümlülere yönelik 20 kurs açılmış ve bu kurslara 198 kişi katılmıştır (Türkiye İş Kurumu 2012 Yılı Faaliyet Raporu, 2012). Mesleki eğitim verilen hükümlü/eski hükümlülerin hangi suçtan ceza aldıkları hususunda ise herhangi bir bilgiye ulaşılamamıştır.


İstanbul Büyükşehir Belediyesi İSMEK tarafından İstanbul’da toplumun dezavantajlı kesimi olarak nitelendirilen özürlülere, ruh ve sinir hastalıkları hastanelerindeki hastalara, huzurevi ve darülacezelerdeki yaşlı ve bakıma muhtaç olanlara ve cezaevlerindeki hükümlü ve tutuklulara toplumsal sorumluluk çerçevesinde eğitimler verilmektedir. İSMEK 2012-2013 eğitim yılında dezavantajlı gruplardan olan tahliye öncesi mahkumlara yönelik 20 branşta düzenlenmiştir. Bu mesleki eğitim kurslarına 1.765 kursiyer katılım sağlamıştır (İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı 2013).


İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bir başka hizmet birimi olan İSMEM’de rehabilitasyonun bir parçası olarak sürdürülen eğitim çalışmaları, meslek edinme aşamasında olan gençlerin gelecek yaşantılarına daha donanımlı olarak başlamalarına olanak sağlamaktadır. Bu anlamda; kuruma gelen gençler, dışarıdan eğitim tamamlama programlarına kaydedilmekte ve kurum içinde verilen eğitim seviyelerine uygun alternatif eğitim programına devam etmektedirler. 2012-2013 tarihleri arası düzenlenen Meslek Eğitim Kurslarına 137 genç katılmıştır (İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı 2013).


Gaziantep Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Münir Onat Gençlik Merkezi ve Akınal Gençlik Merkezi vasıtasıyla risk altındaki 112 çocuğa yönelik; İngilizce, müzik, fotoğrafçılık, el sanatları, bilgisayar, mozaik kursları ile üniversiteye hazırlık kursları düzenlenmiştir. Ayrıca Toplumsal Duyarlılık Projesi kapsamında Gaziantep Üniversitesi Sağlık Bilimleri öğrencileritarafından kurumda kalan tüm çocuklara beslenme, hijyen ve sağlıklı yaşam konusunda eğitimler verilmiştir. Müftülükçe kurumda kalan tüm çocuk ve gençlere din kültürü ve ahlak konusunda eğitimler verilmiştir (Gaziantep Büyükşehir Belediyesi 2013).


Gaziantep Büyükşehir Belediyesi bünyesinde bulunan Oya Bahadır Yüksel Gençlik Merkezi, 2011 yılı itibari ile Türkiye’de bir ilk olarak, tedavide kalan çocukların aynı zamanda bağımlılık tedavisinde yatılı kalıp aktif öğrenci olarak da okula gitmelerini sağlamıştır. Bu  kapsamda 2012 yılında 118 çocuktan 11’i yataklı tedavi esnasında okullarına da gönderilerek eğitimlerine aynı anda devam etmiştir. Ayrıca, 27 çocukta meslek kurslarına yönlendirilmiştir (Gaziantep Büyükşehir Belediyesi 2013).
Devamını Oku

Uyuşturucu Madde Bağımlılarının Topluma Yeniden Uyum Aşamasında Sağlanan Barınma İmkânları

Madde bağımlılarının tedavi sonrası süreçte topluma yeniden uyum aşamasında karşılaştıkları önemli sorunlardan ilki, kalabilecekleri bir yerin, yani konutun olmamasıdır. Bunun hemen ardından gelen sorunlarsa, eğitim  almadıkları ya da eğitimlerini yarıda bıraktıkları için eğitim düzeylerinin düşük olması ya da hiç olmaması ve herhangi bir iş eğitimi de almadıkları için iş imkânlarının neredeyse çok az olması olarak sıralanmaktadır. Türkiye’de bu sorunlar genellikle bağımlı bireyin tedavisinin hemen ardından ya da tedavisi sürerken ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle bu sorunların çözümü için kişinin ihtiyacına yönelik hizmetler de madde bağımlılarının topluma uyumu aşamasında yürütülmektedir (Türkiye Uyuşturucu Raporu 2012).

Bu hizmetlerin Türkiye’de daha çok Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve yerel yönetim birimleri olan belediyeler tarafından verildiği gözlenmektedir. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevlerine İlişkin Yönerge’nin 40. Maddesinin (e) bendinde maddenin kötüye kullanımı sonucu rehabilitasyona gereksinim duyan çocukların bakımı, korunması, tedavisi, aile ve topluma kazandırılması amacıyla çocuk ve gençlik merkezleri, çocuk izlem ve takip merkezleri, koruma bakım ve sosyal rehabilitasyon merkezleri, bakım ve sosyal rehabilitasyon merkezleri gibi uygun kuruluşlar açmak, açılmış olanların çalışmalarını izlemek, değerlendirmek ve geliştirmek, hizmetin etkinliği ve verimliliğini artırmaya yönelik plan, program ve projeler hazırlamak, uygulanmasını  sağlamak  ifadesi yer almıştır (ASPB-Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü 2013).


Bu hüküm doğrultusunda; 2012 yılında 6 Bakım ve Sosyal Rehabilitasyon Merkezi (Ankara, Denizli, Gaziantep, İstanbul, Kocaeli ve Kırıkkale), 2 Koruma Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi (Adana ve Diyarbakır) ve 4 Çocuk ve Gençlik Merkezi (Antalya, Diyarbakır, Van ve Muş) olmak üzere 12 kuruluş hizmete açılmıştır (ASPB-2012 Yılı Faaliyet Raporu 2013).


Korunma ihtiyacı içinde olan sokakta yaşayan/ çalıştırılan çocuklara yönelik koruyucu-önleyici hizmetler ile sosyal rehabilitasyon hizmetleri sunulmaktadır. Sokakta yaşayan/çalıştırılan çocuklar, sosyal destek mekanizmalarının zayıf olması ve sokak yaşamının olumsuz etkileri sebebiyle madde kullanımı için risk  grubunda yer almaktadır. Söz konusu çocuklara yönelik koruyucu ve önleyici hizmetler ile çocukların sokak yaşamından ve madde kullanımına sürükleyen ortamlardan uzaklaştırılması sağlanmaktadır. Bununla birlikte madde bağımlısı olan sokakta yaşayan/çalıştırılan çocukların Sağlık Bakanlığına bağlı tedavi merkezlerinde madde bağımlılığı tedavilerinin  tamamlanmasının  ardından  sosyal rehabilitasyonları sağlanmaktadır. Bakanlık kuruluşları bünyesinde yürütülen sosyal, kültürel, sanatsal etkinlikler ile sportif ve hobi faaliyetleri ile çocukların fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimleri desteklenerek eğitim sistemi içinde tutulması, eğitim-öğretimde sürekliliği sağlayarak çocukların sokağa dönmelerinin ve olumsuz alışkanlıklar edinmelerinin engellenmesi sağlanmaktadır 


Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı olarak 2012 yılında 34 bakım ve sosyal rehabilitasyon merkezi, 10 koruma bakım ve rehabilitasyon merkezi, 39 çocuk ve gençlik merkezi ve bu merkezlere bağlı olan dört gözlemevi ile hizmet vermiştir 

Bu merkezlerde;


⦁    Çocukların ve ailelerinin psiko-sosyal incelenmesi ve desteklenmesi,
⦁    Ailelerin ve çocukların psiko-sosyal gelişimini destekleme çalışmaları, barınma, bakım, giyim ve gıda ihtiyaçlarının karşılanması,
⦁    Eğitimin önemi konusunda bilgilendirme, eğitime yeniden kazandırma, eğitimlerini destekleyici ve eğitim ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik çalışmalar,
⦁    Meslek edindirmeye yönelik çalışmalar, sosyal, kültürel, sanatsal etkinlikler ile sportif ve hobi faaliyetleri,rehabilite edici hizmetler yürütülmektedir


Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne bağlı sokakta yaşayan/çalıştırılan çocuklara yönelik hizmet sunan Çocuk ve Gençlik Merkezleri aracılığı ile 82 madde bağımlısı çocuk tedaviye yönlendirilmiştir.

 
Ayrıca, Koruma Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri ile Bakım ve Sosyal Rehabilitasyon Merkezlerinde korunma ve bakım altında olan suça  sürüklenmiş/suç mağduru 27 madde bağımlısı çocuk ve genç madde bağımlılığı tedavisine  yönlendirilmiştir.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi bünyesinde, sokakta ve ailesi ile birlikte yaşayan, madde kullanan çocuk ve gençlere yönelik olarak; barınma,  tedavi,  rehabilitasyon,  eğitim,   aile ve sosyal yaşama geri  dönüşe  hazırlık  amacı ile kurulan Oya Bahadır  Yüksel,  Münir  Onat ve Akınal Gençlik Merkezlerinde; 2008-2012 yılları arasında 741 çocuğa hizmet  verilmiştir. Bu çocukların 457’si problemli madde kullanımı olarak değerlendirilmiştir
Devamını Oku

Sosyal Dışlanma ve Uyuşturucu Madde Kullanımı

Madde kullanımı ve sosyal dışlanma birbirinin nedeni olarak görülebilir. Madde kullanımı yaşam koşullarının bozulmasına, sosyal marjinalleşme süreçleri de madde kullanmaya başlamak için bir neden olabilir.

Bununla birlikte, madde bağımlılığı ve sosyal dışlanma birbirinin kesin bir nedeni değildir. Çünkü sosyal dışlanma, tüm madde kullanıcıları için geçerli değildir. Bu karmaşıklığı da düşünerek, hem sosyal olarak dışlanmış topluluk içindeki madde kullanımını hem de madde kullanıcıları arasındaki sosyal dışlanmışlığı analiz etmek mümkündür.Bu bölümde hedeflenen sosyal açıdan dışlanmış gruplar arasında madde kullanımının raporlanmasıdır. Ancak, Türkiye’de madde bağımlılarının sosyal dışlanması ile ilgili çalışma ve araştırmalar oldukça sınırlı olduğu için bu bölüm raporlanamamıştır.

Tedavi sonrası toplumla yeniden bütünleşme, tedavi sürecinin herhangi bir aşamasında ele alınabileceği gibi, temel olarak tedavi sonrasında madde bağımlılarının geri döndükleri toplumda yeniden var olabilmelerini amaçlayan  bir süreçtir. 

Madde bağımlılarının toplumla yeniden entegrasyonları sürecinde verilen hizmetler, bazen sadece barınma, bazen de sadece eğitim ya da iş imkânı sağlanması şeklinde olabilmektedir. Bunun yanında çoğu kez madde bağımlısının birden çok sorununa yönelik müdahale ve hizmetler bir arada ve birbiri ardınca verilmektedir (Türkiye Uyuşturucu Raporu 2011). Türkiye’de ulusal düzeyde uygulanan ve bağımlıların tedavi sonrasında topluma yeniden entegrasyonları sürecini ele alan bir yapı yâda program bulunmamaktadır. Ancak, bazı kamu kurumları ve belediyeler tarafından doğrudan bağımlılara olmasa da risk gruplarına yönelik çalışmalar yapılmaktadır.
Devamını Oku

Erken Uyarı Sistemi (EWS-Early Warning System)

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de, bilinen ve yasalar tarafından kontrol altına alınmış olan narkotik ve psikotrop maddelerin dışında, bu maddelere benzer etkiler gösteren ancak herhangi bir yasal kısıtlılığı olmayan yeni psiko-aktif maddelerin görülme sıklığı giderek artmaktadır. Yasal bir kısıtlılığının olmaması ve nispeten kolay temin edilebilmesi, bu maddelerin piyasaya arzını giderek arttırmaktadır.

Bu itibarla, uyuşturucu madde ve uyuşturucu madde bağımlılığı ile mücadelede, ortaya yeni çıkan psiko-aktif maddelerin en kısa sürede yasa kapsamına alınması büyük bir önem taşımaktadır.
Türkiye’de EWS Çalışma Grubu, 2006 yılında EMCDDA ile TUBİM arasında başlatılan “Phare Projesi” kapsamında oluşturulan Ulusal Çalışma Gruplarından birisi olarak, 2006 yılında kurulmuş ve bu tarihten itibaren faaliyetlerini düzenli olarak yürütmektedir.


Bu  çalışma  grubunda;  Adalet,   Gıda-Tarım ve Hayvancılık, Gümrük ve Ticaret ve Sağlık Bakanlıkları, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Hacettepe Üniversitesi ve ilgili diğer kurumlardan toplam 20 temsilci bulunmaktadır. Grup iletişimi e-posta aracılığı ile gerçekleşmekte, EWS sistemi aracılığı ile yapılan yeni bir bildirim tüm grup üyeleri ile paylaşılmaktadır.


EWS kapsamındaki kurumlar ülkede yeni bir madde ile karşılaştıklarında “Yeni Psikoaktif Maddeler (uyuşturucu, uyarıcı, halüsinojen, v.b. maddeler) İçin Rapor Formu”nu doldurarak TUBİM’e göndermektedir. Daha sonra bu maddelerle ilgili olarak yapılan toplantılarda;


1.    Bağımlılık gelişme ihtimali ve olası bağımlılığın ağırlığı,
2.    Kullanıcı açısından taşıdığı sosyal riskler,
3.    Toplumda yaratacağı huzursuzluk ve şiddet ile ilişkisini  değerlendirmektedir.


EWS toplantılarında,  uzmanlar  tarafından değerlendirilen yeni psiko-aktif madde/ maddelerin yasa kapsamına alınması için tavsiye kararı alınmaktadır. Alınan tavsiye kararı TUBİM tarafından Sağlık Bakanlığı’na resmi yazı ile bildirilmekte ve bu maddelerin yasal kısıtlılık altına alınmaları için gerekli prosedür başlatılmış olmaktadır.


EWS Çalışma Grubu’nun toplantıları neticesinde 2007-2012 yılları arasında toplam 34 yeni psiko- aktif madde 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkındaki Kanun kapsamına alınmıştır

Bu  maddelerle  daha  erken  mücadele edebilmek için yani yeni psikoaktif maddelerin ülkemize gelmeden tespit edilmesi, risk değerlendirmelerinin yapılması ve yasa kapsamına alınmaları kapsamında, 03 Ekim 2012 tarihinde gerçekleştirilen EWS Çalışma Grubu’nun 9. toplantısında; ülkemizde henüz görülmemekle birlikte, proaktif bir  yaklaşımla, en  az bir  AB ülkesi tarafından yasa kapsamına alınmış olan yeni psikoaktif maddelerin EWS Çalışma Grubu’nda görüşülerek 2313 sayılı Yasa kapsamına alınması hususunun değerlendirilmesinin, uygun bir yaklaşım olacağına karar verilmiştir.


Bu doğrultuda çalışma grubu üyesi temsilciler tarafından yapılan görüşme ve değerlendirmeler neticesinde; 60 yeni psiko-aktif maddenin 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkındaki Kanun kapsamına alınması kararı alınmış ve 25 Haziran 2013 tarihli ve 28688 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu’nun 22 Mayıs 2013 tarihli ve 2013/4827 sayılı kararı ile 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun hükümlerine tabi tutulmuştur . Böylelikle 2007-2013 yılları arasında 2313 sayılı yasa kapsamına alınan madde sayısı 94’e yükselmiştir.
Devamını Oku